Erbakan’ın kaderi Erdoğan’ın kaderi mi?

Son günlerde Ankara kulisleri bir hayli hareketli… Bülent Arınç, Hüseyin Çelik ve Sadullah Ergin’in başını çektiği AK Parti’nin eski kurmayları, kimi zaman laf arasında kimi zamansa doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nu hedef alan açıklamalarda bulunuyorlar. “Bu fidanı (AK Parti’yi) birlikte diktik ama şimdi meyvelerini bize yedirmiyorlar” diye veryansın ediyorlar. Partide ve hükümette bir şeylerin yanlış gittiğinden dem vurup, olaya el koymak gerektiğinden bahsediyorlar. Zira bu isimler 3 dönem kuralı, yaşlılık, yüz eskimesi gibi nedenlerden dolayı AK Parti’nin kaptan köşkünde yer almıyorlar. Özellikle sosyal medyadaki bazı hesaplara göre bu isimler “Paralel Yapı ile mücadele” konusunda farklı düşünceler içerisindeler. Bir anlamda bu netameli ama hayati konuda Erdoğan ve Davutoğlu gibi düşünmüyorlar.

Perde arkasında neler dönüyor bilemiyorum. Ama bu fotoğraf karesi birçoklarınca Erdoğan’ın çevresindekilerin ihanet içerisinde olduğuna kanıt olarak gösteriliyor. Yukarıda ismi geçen AK Parti’lilerin, Abdüllatif Şener gibi isyan bayrağı açtığından ve yakın bir zamanda da esaslı bir kavgaya tutuşacaklarından bahis açılıyor. Böyle bir şey olur mu, bilemeyiz. Gelin biz bu konuya iki farklı bakış açısıyla bakalım:
Arka plan: 2000’li yılların başı; Milli Görüş Hareketi, büyük bir yol ayrımında. Refah Partisi’nin kapatılması sonrasında kurulan Fazilet Partisi de kapatılmış. Hareketin kurucu lideri Erbakan siyasi yasaklı, hareketin tabanı kaynıyor. Yılların hareketi ilk kez Yenilikçiler ve Gelenekçiler olarak ikiye ayrılmış. Erbakan’ın liderliğinde yola devam etmek isteyenler ve Milli Görüş Hareketi markası daha da güçlendirilmeli diyenler bir yanda; liderlik konusunda yeni umut olarak Erdoğan’ı görenler ve Milli Görüş Hareketi dar geliyor, yeni bir yol bulmalıyız/ açmalıyız diyenler bir yanda… Gerisini yaşadık, biliyoruz. Erbakan ve onun ak saçlılar ekibi Saadet Partisi’nde, Erdoğan ve onun yakın çalışma arkadaşları AK Parti’de yollarına devam ettiler…

Birinci çıkarım: Bu adamlar Arınç, Gül, Ergin, Çelik ve diğerleri zamanında hocaları Erbakan ile yollarını ayırmaktan imtina etmemişken, şimdi Erdoğan ile fikir ayrılığına düşmeleri çok normal. Politika böyle bir şeydir. Birlikte yol yürünür ve sonra yollar ayrılır. Duygusal olmaya, olayları abartmaya, ihanet söylemi geliştirmeye gere yok. Olacak olan olur. Tarih kimi zaman tekerrür eder. Yaşanması gereken yaşanır… Erbakan’ın “Yeniden Büyük Türkiye” ideali Erdoğan’da “Yeni Türkiye” ideali olarak cisimleşti. Erbakan’ın hayal ettiklerini, Erdoğan hayata geçirdi. Panik yapmaya gerek yok, isimler değişir, partinin adı değişir, davanın kurmayları değişir ama idealler değişmez. Her eleştiriden de korkmamak gerekir…

İkinci çıkarım: Bu adamlar -Arınç, Gül, Ergin, Çelik ve diğerleri- zamanında hocaları Erbakan ile yollarını ayırmaktan imtina etmemişlerdi; ama şimdi Erdoğan ile fikir ayrılığına düşmelerine ve onunla yollarını ayırmalarına müsaade edilmemeli. Dün Erbakan yalnız bırakıldı, bir kenara atıldı, davası unutulmaya mahkûm edildi. Bugün Erdoğan’ın aynı muameleye maruz kalmasına göz yumulmamalı. Yeni Türkiye ideali yıkılmamalı, kişisel ihtiraslara, hırslara kurban edilmemeli. Küçük hesaplar uğruna bu kutlu yürüyüş sekteye uğratılmamalı. Bu millet liderini bulmuşken, 7 düvel bir olup üzerimize gelirken, böyle eleştiri soslu ihanetlere asla izin verilmemeli…

Sonuç: “Bu netameli konuyla” ilgili düşüncelerim bu iki uç duygu arasında salınıp duruyor. Bakalım hangisi galip çıkacak?
Erbakan’ın kaderi Erdoğan’ın kaderi mi? Erbakan’ın kaderi Erdoğan’ın kaderi mi? Reviewed by Habersizim on 10:38:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: