Abdullah-ı Mübarek Hazretleri Hac’dan dönüyordu. Yayan ilerlerken yolun kenarında kumlarla oynayan küçük bir çocuk gördü. Çocuk, kumu elleriyle iteleyerek önce kocaman bir yığın, ondan da kocaman bir kale yapıyor, sonra onu da yıkıyor ve kale yıkılırken de ağlamaya başlıyordu. Hazret, çocuğa yaklaşırken “Acaba bu çocuğa selam vermeli mi? Neticede bir çocuk” diye aklından geçirdi. Fakat sonra hemen hatırladı ki Hz. Peygamber (sav) herkesi her zaman selamladığı gibi çocuklara da selam verirdi. Bunun üzerine çocuğa “Es-selamu aleyküm yavrum” dedi. Çocuk başını kaldırmaksızın “Ve aleykümüs’selam ey Abdullah-ı Mübarek!” dedi. Hayrete düşen Abdullah-ı Mübarek, “ismimi de nereden bildin?” diye sordu.
“Elest bezminde sizinle aynı safta duruyorduk ki Hak Teâlâ size isminizle hitap buyurdu” dedi çocuk.
Abdullah-ı Mübarek, “Kumda oynayıp da ne yapıyorsun?” dedi,
Çocuk, “Ben sadece bir çocuğum, bu yaptığım da çocukların işidir!” dedi.
“Fakat,” dedi Abdullah-ı Mübarek, “bu oynadığın ne acayip bir oyun. Neden önce kumdan bir kale yapıyor, sonra inşası bitip de çok güzel görününce yıkıyor ve ağlamaya başlıyorsun?”
Çocuk, “Kumdan bu inşaatı bitirdiğimde o, insan kalbini ve bütün insanların kalp vasıtasıyla içinde bulundukları tevhid hâlini remzediyor. Onu yıktığımda binlerce minicik parçaya bölünüp dağılıyor ve böylece tevhid hâli de fesada uğruyor. İşte o zaman ağlamaya başlıyorum” dedi. Abdullah-ı Mübarek, çocuğa “Burada kalıp seni hocam olarak kabul edebilir miyim?” dedi ve o çocukla orada kaldı.
…
Yukarıdaki satırlar, Shems Friedlander’ın Toynak Sesini Duyunca Zebra Gelsin Aklına isimli kitabından. Sufi Kitap etiketiyle 2013 Mart ayında yayınlandı. Bu kitap, Shems ağabeyimizin “hayatın ebedî hakikatlerini açıklayarak hayalle gerçeği, kuru bilgiyle irfanı ayırt etmeyi; eşya ve olayları yeni bir gözle görmeyi, yeni bir bakışla düşünmeyi, her daim uyanık ve zinde kalmayı” tavsiye ettiği harikulade bir kitap.
Shems Friedlander’a “kitabınızın ismi çok ilginç. ‘toynak sesi duyunca zebra gelsin aklına’ derken nasıl bir gönderme yapıyorsunuz?” diye soranlar şu cevabı almış: “ABD’de bir tıp öğrencisiyseniz, ‘toynak sesi duyunca zebra gelmesin aklına’ ifadesini duyarsınız. Demek istenir ki, eğer bir hasta boğaz ağrısı, baş ağrısı ve burun akıntısıyla size geliyorsa, daha fazla bir şey aramanıza gerek olmadığı açıktır, çünkü bu kişi nezle olmuştur. Ben bu ifadeyi ‘toynak sesi duyunca zebra gelsin aklına’ şeklinde değiştirerek şunu demek istedim: Tasavvufta, görünenin dışında bir anlamın mümkün olabileceğini anlamaya açık olmak gerekir. Daha derin bir anlam olabilir. Bu kitap, aslında New York’ta küçük bir dinleyici çevresine tasavvuf konusunda verilen bir dizi seminerdi.”
***
Peki kim bu Shems Friedlander? Cevabı, yine Sufi Kitap’tan çıkan Kış Hasadı (Ekim 2014) isimli kitapta: “Boston, Massachusetts’te başlayan bir çocukluktan Sanat Okulu’nda geçen senelere, Boston Record-American’daki muhabirlik deneyiminden Swami Muktananda’nın uçma derslerine, sanat galerilerinden Konya’ya uzanan, Şeyh Muzaffer Efendi’den Safer Baba ve semazenlere kadar pek çok kişiyi içine sığdıran 74 yıl... Müzikler ve rayihalar eşlik ediyor bu hatıralara... İstanbul geceleri, Kahire günleri ve sayfalara not düşülen daha nice hatıralar…
Sanat ve kültür alanında “Dünyadaki En Etkin 500 Müslüman” arasında gösterilen Shems Friedlander’ın yeni kitabı Kış Hasadı, bir mutasavvıfın tasavvuf yolculuğunda, Bob Dylan’dan Mevlânâ’ya kadar pek çok kişiye temas eden hayat hikâyesini konu ediniyor. Toynak Sesini Duyunca Zebra Gelsin Aklına isimli kitabının ardından bu kez kendi hayatını anlatan Shems Friedlander, ilginç anekdotlar ve hayatından fotoğraf kareleriyle tasavvufla nasıl tanıştığını ve sonrasında değişen hayat seyrini okurlarıyla paylaşıyor.”
***
Massachusetts’te doğup, Konya’da ve İstanbul’da ‘büyüyen’; bize, bizim hikâyelerimizi anlatan Shems Babayı okuyalım…
“Elest bezminde sizinle aynı safta duruyorduk ki Hak Teâlâ size isminizle hitap buyurdu” dedi çocuk.
Abdullah-ı Mübarek, “Kumda oynayıp da ne yapıyorsun?” dedi,
Çocuk, “Ben sadece bir çocuğum, bu yaptığım da çocukların işidir!” dedi.
“Fakat,” dedi Abdullah-ı Mübarek, “bu oynadığın ne acayip bir oyun. Neden önce kumdan bir kale yapıyor, sonra inşası bitip de çok güzel görününce yıkıyor ve ağlamaya başlıyorsun?”
Çocuk, “Kumdan bu inşaatı bitirdiğimde o, insan kalbini ve bütün insanların kalp vasıtasıyla içinde bulundukları tevhid hâlini remzediyor. Onu yıktığımda binlerce minicik parçaya bölünüp dağılıyor ve böylece tevhid hâli de fesada uğruyor. İşte o zaman ağlamaya başlıyorum” dedi. Abdullah-ı Mübarek, çocuğa “Burada kalıp seni hocam olarak kabul edebilir miyim?” dedi ve o çocukla orada kaldı.
…
Yukarıdaki satırlar, Shems Friedlander’ın Toynak Sesini Duyunca Zebra Gelsin Aklına isimli kitabından. Sufi Kitap etiketiyle 2013 Mart ayında yayınlandı. Bu kitap, Shems ağabeyimizin “hayatın ebedî hakikatlerini açıklayarak hayalle gerçeği, kuru bilgiyle irfanı ayırt etmeyi; eşya ve olayları yeni bir gözle görmeyi, yeni bir bakışla düşünmeyi, her daim uyanık ve zinde kalmayı” tavsiye ettiği harikulade bir kitap.
Shems Friedlander’a “kitabınızın ismi çok ilginç. ‘toynak sesi duyunca zebra gelsin aklına’ derken nasıl bir gönderme yapıyorsunuz?” diye soranlar şu cevabı almış: “ABD’de bir tıp öğrencisiyseniz, ‘toynak sesi duyunca zebra gelmesin aklına’ ifadesini duyarsınız. Demek istenir ki, eğer bir hasta boğaz ağrısı, baş ağrısı ve burun akıntısıyla size geliyorsa, daha fazla bir şey aramanıza gerek olmadığı açıktır, çünkü bu kişi nezle olmuştur. Ben bu ifadeyi ‘toynak sesi duyunca zebra gelsin aklına’ şeklinde değiştirerek şunu demek istedim: Tasavvufta, görünenin dışında bir anlamın mümkün olabileceğini anlamaya açık olmak gerekir. Daha derin bir anlam olabilir. Bu kitap, aslında New York’ta küçük bir dinleyici çevresine tasavvuf konusunda verilen bir dizi seminerdi.”
***
Peki kim bu Shems Friedlander? Cevabı, yine Sufi Kitap’tan çıkan Kış Hasadı (Ekim 2014) isimli kitapta: “Boston, Massachusetts’te başlayan bir çocukluktan Sanat Okulu’nda geçen senelere, Boston Record-American’daki muhabirlik deneyiminden Swami Muktananda’nın uçma derslerine, sanat galerilerinden Konya’ya uzanan, Şeyh Muzaffer Efendi’den Safer Baba ve semazenlere kadar pek çok kişiyi içine sığdıran 74 yıl... Müzikler ve rayihalar eşlik ediyor bu hatıralara... İstanbul geceleri, Kahire günleri ve sayfalara not düşülen daha nice hatıralar…
Sanat ve kültür alanında “Dünyadaki En Etkin 500 Müslüman” arasında gösterilen Shems Friedlander’ın yeni kitabı Kış Hasadı, bir mutasavvıfın tasavvuf yolculuğunda, Bob Dylan’dan Mevlânâ’ya kadar pek çok kişiye temas eden hayat hikâyesini konu ediniyor. Toynak Sesini Duyunca Zebra Gelsin Aklına isimli kitabının ardından bu kez kendi hayatını anlatan Shems Friedlander, ilginç anekdotlar ve hayatından fotoğraf kareleriyle tasavvufla nasıl tanıştığını ve sonrasında değişen hayat seyrini okurlarıyla paylaşıyor.”
***
Massachusetts’te doğup, Konya’da ve İstanbul’da ‘büyüyen’; bize, bizim hikâyelerimizi anlatan Shems Babayı okuyalım…
Bob Dylan'dan Mevlana'ya BİR UZUN YOL HİKAYESİ
Reviewed by Habersizim
on
09:09:00
Rating:

Hiç yorum yok: