Yaşasaydı 90 yaşında olacaktı. Nur yüzlü, mavi gözlü, tebessüm yüklü bir ihtiyar bilge derviş olarak yaşayacaktı aramızda. 2003 yılında Rabbine kavuştu. Yağmurlu bir ekim gününde yüz binlerce seveni, evladı, dostu, arkadaşı, askeri uğurladı onu ebedi istirahatgâhına. Müslüman halkların ve Müslümanların İslamlaşmasına dair bir programın nasıl olması gerektiğine dair ciltler dolusu kitaplarda anlatılacak konuları “İslam Deklarasyonu” isimli 90 sayfalık küçük hacimli kitapta sarih bir şekilde anlattı. Hem Doğu’nun hem de Batı’nın düşünce, felsefe ve din kaynaklarını en ince ayrıntılarına kadar irdelediği ve bunların ikisinin arasında başlı başlına bir değer ve üçüncü bir yol olarak İslam’ın yer aldığını gösterdiği “Doğu Batı Arasında İslam” kitabını yazdığında daha 21 yaşında toy bir delikanlıydı. Entelektüel kişiliğinin yanında, Müslüman siyasi duruşu ile de örnek bir lider oldu. Avrupa’nın orta yerinde soykırıma uğrayan halkı ile birlikte zalimlere karşı cephe cephe direnerek ayakta kalmanın mücadelesini verdi, kazandı. Bu sebepten dolayı ona “Bilge Kral” denildi. Ağustos 1925’te dünyaya gelen ve Ekim 2003’te vefat eden Aliya İzzetbegoviç, genelde ya doğum yıl dönümünde ya da ölüm yıl dönümünde yâd edilir. Bu “zamansız” yazımıza vesile olan ise Hece Dergisi’nin “Bilgemiz Aliya İzzetbegoviç” başlığı ile yayınladığı özel sayı oldu. Titiz bir çalışmanın, yoğun bir gayretin ve emsalsiz bir emeğin ürünü olan bu özel sayı, Aliya İzzetbegoviç ile ilgili şu ana kadar yapılmış en kapsamlı Türkçe kaynak eser mesabesinde. 832 sayfalık bu devasa özel sayı 10 bölümden oluşuyor. 6 aylık bir çalışmanın eseri olan özel sayıda Bilge Kral’a dair her türlü detaya yer verilmiş. Torunuyla, korumasıyla, silah arkadaşlarıyla, hapishane arkadaşıyla, Genç Müslümanlar Teşkilatı’ndan ve Demokratik Eylem Partisi’nden (SDA) arkadaşları ile yapılmış röportajların yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarından Aliya İzzetbegoviç’a dair söyleyecek sözü olanlarla yapılmış birinci elden söyleşiler de özel sayının kıymetini bir kat daha artırıyor.
“Türkiye’de İslamcı Basın Geleneği” üzerine çalıştığım yüksek lisans tezimde Aliya İzzetbegoviç’i ve hareketini, Türkiye İslamcılığını şekillendiren 4 ana akım İslamcı hareketten biri olarak ele almıştım. Mutedil İslami hareketlerin babası olarak vasıflandırabileceğimiz Müslüman Kardeşler’in Bosna Hersek şubesi mesabesinde gördüğüm Genç Müslümanlar teşkilatı ve sonrasında SDA ile Türkiye’den -yine Müslüman Kardeşler’in Anadolu şubesi olarak gördüğüm- Milli Görüş Hareketi’nin çok yakın bir teması vardı. Özellikle merhum Necmettin Erbakan’ın hem siyasi bir lider olarak hem de kişisel ilgi alanı içerisinde Aliya İzzetbegoviç ile dostluğu herkesçe malumdu. Özel sayıda buna dair bir çalışma görememiş olmak beni hem şaşırttı hem de üzdü. Merhum Cumhurbaşkanlarımızdan Turgut Özal’a gönderdiği mektuplara dahi yer verilmesine karşın, Bosna Savaşı’nda sarf ettiği çabanın hürmetine, Erbakan ile Aliya’nın dostluğu üzerine bir yazının olmamasını ve yine son bölümde yer alan albümde Erbakan ile Aliya’nın yan yana oldukları bir fotoğraf karesinin dahi yer almayışını büyük bir eksiklik olarak telakki ettim. Bu ufacık eksikliğine karşın, Hece dergisinin bu özel sayısı, kütüphanemin en müstesna yerinde her zaman okunan bir başucu derlemesi olarak kalacak.
“Türkiye’de İslamcı Basın Geleneği” üzerine çalıştığım yüksek lisans tezimde Aliya İzzetbegoviç’i ve hareketini, Türkiye İslamcılığını şekillendiren 4 ana akım İslamcı hareketten biri olarak ele almıştım. Mutedil İslami hareketlerin babası olarak vasıflandırabileceğimiz Müslüman Kardeşler’in Bosna Hersek şubesi mesabesinde gördüğüm Genç Müslümanlar teşkilatı ve sonrasında SDA ile Türkiye’den -yine Müslüman Kardeşler’in Anadolu şubesi olarak gördüğüm- Milli Görüş Hareketi’nin çok yakın bir teması vardı. Özellikle merhum Necmettin Erbakan’ın hem siyasi bir lider olarak hem de kişisel ilgi alanı içerisinde Aliya İzzetbegoviç ile dostluğu herkesçe malumdu. Özel sayıda buna dair bir çalışma görememiş olmak beni hem şaşırttı hem de üzdü. Merhum Cumhurbaşkanlarımızdan Turgut Özal’a gönderdiği mektuplara dahi yer verilmesine karşın, Bosna Savaşı’nda sarf ettiği çabanın hürmetine, Erbakan ile Aliya’nın dostluğu üzerine bir yazının olmamasını ve yine son bölümde yer alan albümde Erbakan ile Aliya’nın yan yana oldukları bir fotoğraf karesinin dahi yer almayışını büyük bir eksiklik olarak telakki ettim. Bu ufacık eksikliğine karşın, Hece dergisinin bu özel sayısı, kütüphanemin en müstesna yerinde her zaman okunan bir başucu derlemesi olarak kalacak.
Bilgemiz Aliya İzzetbegoviç
Reviewed by Habersizim
on
14:12:00
Rating:

Hiç yorum yok: