"Özel statü"de mutabakat sağlandı, fakat taraflar hoşnutsuzluklarını gizlemiyor.
Avrupa Birliği Liderler Zirvesi sona erdi. Ana gündem maddesini İngiltere'nin AB'de kalmak için yapılmasını talep ettiği reformların oluşturduğu zirve, uzun süren müzakerelerin ardından anlaşmayla sonuçlandı. Bununla beraber, İngiltere Başbakanı David Cameron, AB konusunda hâlâ şüphelerinin olduğunu ifade etti ve bir taraftan AB Konseyi ile AB Komisyonu başkanları, öbür taraftan Fransa Cumhurbaşkanı, Cameron'a 'cevap yetiştirdi'.İngiltere Başbakanı Cameron, varılan anlaşmayla alakalı basın toplantısında, "Avrupa'nın işimize yaramayan kısımlarının dışında yer alacağız. Açık sınırların, ekonomi kurtarma paketlerinin, avronun ve İngiltere'nin yer almak istemediği diğer düzenlemelerin dışında yer alacağız" dedi.
Ulusal parlamentoların yetkilerinin artırılmasının da yeniden müzakereler çerçevesinde görüşüldüğünü ifade eden Cameron, şöyle konuştu: "İngiltere hiçbir zaman Avrupa süper devletinin parçası olmamıştır. Varılan anlaşma sonucu, her yıl AB ulusal parlamentolar üzerindeki yetkilerini gözden geçirecek ve gereksiz olan yetkileri üye ülkelere geri verecek. Bu anlaşmadan sonra İngiliz halkı, reformları sağladığımız AB'de kalmak mı, ayrılmak mı istiyor, ona karar verecek. Bu, Birleşik Krallık için tarihi bir an olacaktır ve herkes kendi kararını vermelidir. Sırtımızı AB'ye dönmek çözüm değildir. Brüksel'i değil, Birleşik Krallık'ı seviyorum. AB ile ilgili şüphelerim var ama bu birlikten çıkmak için bir neden değildir. Reforme edilmiş bir AB'de daha güçlü, iyi ve güvenli olacağımıza inanıyorum. Ülkemin AB'de kalması için kampanya yürüteceğim."
Liderler Zirvesi'nin kapanışında konuşan AB Konseyi Başkanı Donald Tusk da 28 üyenin onayıyla var ılan anlaşmanın İngiltere'nin "özel statüsünü" kuvvetlendirdiğini ve yasal bağlayıcılığı olduğunu aktarıp, en ufak detaya kadar görüştüklerini ve liderlerin pazarlık masasından kalkmadığını vurguladı.
Bir olduklarını göstermek için fedakarlık yapmaya hazır olduklar ını ispat ettiklerini kaydeden Tusk, "İngiltere'nin AB'ye, AB'nin de İngiltere'ye ihtiyacı olduğuna derinden inanıyorum. Bu bağı kırmak tamamen ortak çıkarlarımıza aykırı olur.
Şimdi karar verme sırası İngiliz halk ında" diye konuştu. AB Konseyi Başkanı Tusk, konuşmasını İngiltere Başbakanı David Cameron'ın "Brüksel'i sevmiyorum, İngiltere'yi seviyorum" şeklindeki ifadesine atfen "Brüksel'i seviyorum, İngiltere'yi seviyorum" diyerek noktaladı.
Tusk'tan sonra söz alan AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker de Cameron'ın mezkûr ifadesinden duyduğu rahatsızlığı ortaya koydu. Juncker, konuşmasına "Brüksel'i Avrupa'nın diğer kısımlarından daha çok seviyorum" diyerek başladı.
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın konuşmasındaki bazı sözler ise İngiltere Başbakanı Cameron'ın "Avrupa'nın işimize yaramayan kısımlarının dışında kalacağız" ifadesine cevap mahiyetindeydi. Hollande, İngiltere'nin tavrı hakkında şunları söyledi: "İngiltere'nin kendisine başka türlü bir yol çizmesine hiçbir itirazım yok; fakat bu farklı tercihler, başkalarının ilerlemesini engellememeli. İngiltere'nin AB'de kalması için her şey yapılmıştır. AB, herkesin dilediğini alabileceği bir açık büfe sistemi değildir. İngiltere halkının kararı ne olursa olsun buna hazırlıklı olmalıyız."
Varılan anlaşmaya göre, "emniyet freni" uygulamasıyla, AB ülkelerinden İngiltere'ye gelen göçmenler sosyal yardım sisteminden faydalanmak için 4 yıl bekleyecek. Uygulama 7 yıl geçerli olacak. İngiltere bu sürenin 7+3+3 olmak üzere 13 yıl olmasını istiyordu. Diğer AB üyesi ülkelerden yeni geleceklerin alacağı çocuk yardımlarından kesinti yapılacak, göçmenlerin alacağı çocuk yardımları kendi ülkelerindeki seviyede olacak. Hali hazırda çocuk yardımı alanların hakları ise 2020 yılında sona erecek. AB'nin yetkilerini artıracak yeni düzenlemeler, İngiltere için geçerli olmayacak.
İngiltere gibi Avro Bölgesi dışındaki ülkeler, ayrımcılığa maruz kalmayacak. İlgili kuralların ihlal edildiği kanaatine varılırsa, acil koruma sistemini devreye sokulabilecek. İngiltere'nin AB'deki geleceği 2017 sonuna kadar referanduma sunulacak. Cameron, anlaşmaya varılması durumunda referandumda AB'de kalınması için kampanya yürüteceğini ifade etmişti. AA
AB-İngiltere arasında gergin mutabakat
Reviewed by Habersizim
on
11:11:00
Rating:

Hiç yorum yok: