Tohum mu büyük, ağaç mı? Mikrop mu büyük, gövde mi? Kurt mu büyük, elma mı? Fikir mi büyük eylem mi? İnanç mı büyük, amel mi? Bir şeyin büyüklüğünü hacmi değil tesiri, mevcudu değil, potansiyeli belirler. İyilik için de bu böyledir, kötülük için de. Dışarı fırlamaya hazır pıtrak gibi sabırsız, çok büyük kötülükler barındırırız içimizde. Mesele çoğunlukla, bunları uygulama kudretimizin olup olmamasıdır. Yeterli dış koşul ve ortam bulsa, tahrip gücü yüksek bomba gibi patlayacak çirkinliklerimiz için imkân tanımayan Rabbe hamdolsun.
Büyük hırsızlıklardan, yolsuzluklardan, rüşvetten, haksızlıktan, zulümden yaka silken, sabah akşam bu çirkin fiilleri ağzında sakız gibi dolaştıran kalabalıkların, büyük çoğunluğunun derdi, adi bir kıskançlıktan ibarettir. Bu kalabalıkların erdemleri güçsüzlük, ahlakları yoksunluktan ibarettir. Buna rağmen sahte bir iyilik pelerinini kuşanıp ahkâm kesmeyi pekiyi bilirler. Bu yüzden sadece gücü ve imkânı olanların ahlaklarına değil güçsüz ve imkânsız olanların ahlaklarına bakmayı yeğlerim. İmkânı olmayanın imtihanı da olmamıştır diyebiliriz.
BOŞANMALAR ARTIYOR!
Türkiye İstatistik kurumunun verilerine göre, ülkemizde evlenme oranları düşüyor, boşanma oranları ise artıyor. Gözün gördüğünü bir de rakamlar diliyle söyleyince etkisi pek bir ziyade oluyor. Rakamlara göre boşanmalar ın oranı, evlenme oranlarının %25’ine ulaşmış durumda. Ölümleri de hesaba kattığımızda her üç yetişkinden birisinin dul olduğu günler maalesef pek yakında gelecek gibi görünüyor. Henüz 2015 yılı rakamları açıklanmadı ama 2014 yılı rakamlarına göre bir yıl içerisinde yaklaşık 136 bin boşanma gerçekleşmiş. Bilmediğiniz görmediğiniz bir şey değil elbet ama sayılar ürkütücü. Gerçekten üzücü ve düşündürücü rakamlar, fakat birkaç gün önce ajanslara düşen haberlere göre, bu boşanmalar ın 4 bin tanesinin sahte olduğu ortaya çıkmış. SSK müfettişleri kendilerine gelen ihbarları değerlendirmiş ve bu boşanmaların, dul aylığı almak için hileli olarak gerçekleştiğini tespit etmiş.Aldıkları emekli aylıklarının kesilmemesi için öleni öldürmeyen halkımız, bunu niye yapmasın? Yapmış elbet. Halkımızın bir kısmı boşanmamış ama boşanmış gibi yapmışlar. Eh sadece bu oran toplam boşanmaların %3’üne denk gelir. Belki ihbar edilmeyenlerle, tespit edilemeyenlerle beraber bu oranlar ın %10’a yükselmesi bile olasıdır. Meğer erdemli, ahlaklı, faziletli halkımız, bulduğu iğne ucu kadar boşluktan devleti tırtıklamayı marifet bilirmiş. Öyleyse içimiz ferahlasın meğer çöken aile değil, çöken toplumsal ahlakmış. Al sana dikatomi, sar poşete, koy dolaba paşa gibi entelektüel malzeme olsun.
Büyük hırsızlıklardan, yolsuzluklardan, rüşvetten, haksızlıktan, zulümden yaka silken, sabah akşam bu çirkin fiilleri ağzında sakız gibi dolaştıran kalabalıkların, büyük çoğunluğunun derdi, adi bir kıskançlıktan ibarettir. Bu kalabalıkların erdemleri güçsüzlük, ahlakları yoksunluktan ibarettir. Buna rağmen sahte bir iyilik pelerinini kuşanıp ahkâm kesmeyi pekiyi bilirler. Bu yüzden sadece gücü ve imkânı olanların ahlaklarına değil güçsüz ve imkânsız olanların ahlaklarına bakmayı yeğlerim. İmkânı olmayanın imtihanı da olmamıştır diyebiliriz.
BOŞANMALAR ARTIYOR!
Türkiye İstatistik kurumunun verilerine göre, ülkemizde evlenme oranları düşüyor, boşanma oranları ise artıyor. Gözün gördüğünü bir de rakamlar diliyle söyleyince etkisi pek bir ziyade oluyor. Rakamlara göre boşanmalar ın oranı, evlenme oranlarının %25’ine ulaşmış durumda. Ölümleri de hesaba kattığımızda her üç yetişkinden birisinin dul olduğu günler maalesef pek yakında gelecek gibi görünüyor. Henüz 2015 yılı rakamları açıklanmadı ama 2014 yılı rakamlarına göre bir yıl içerisinde yaklaşık 136 bin boşanma gerçekleşmiş. Bilmediğiniz görmediğiniz bir şey değil elbet ama sayılar ürkütücü. Gerçekten üzücü ve düşündürücü rakamlar, fakat birkaç gün önce ajanslara düşen haberlere göre, bu boşanmalar ın 4 bin tanesinin sahte olduğu ortaya çıkmış. SSK müfettişleri kendilerine gelen ihbarları değerlendirmiş ve bu boşanmaların, dul aylığı almak için hileli olarak gerçekleştiğini tespit etmiş.Aldıkları emekli aylıklarının kesilmemesi için öleni öldürmeyen halkımız, bunu niye yapmasın? Yapmış elbet. Halkımızın bir kısmı boşanmamış ama boşanmış gibi yapmışlar. Eh sadece bu oran toplam boşanmaların %3’üne denk gelir. Belki ihbar edilmeyenlerle, tespit edilemeyenlerle beraber bu oranlar ın %10’a yükselmesi bile olasıdır. Meğer erdemli, ahlaklı, faziletli halkımız, bulduğu iğne ucu kadar boşluktan devleti tırtıklamayı marifet bilirmiş. Öyleyse içimiz ferahlasın meğer çöken aile değil, çöken toplumsal ahlakmış. Al sana dikatomi, sar poşete, koy dolaba paşa gibi entelektüel malzeme olsun.
Tüh! Çöken aile değilmiş
Reviewed by Habersizim
on
11:19:00
Rating:

Hiç yorum yok: