Terörle mücadelenin sonrasına odaklanmalıyız - Kadir Metin Akbaş

Türkiye, tarihinin en kapsamlı terörle mücadelesini yürütüyor. Haftalardır belli merkezleri mesken tutan terör örgütü mensuplarına karşı kararlı ve uzun erimli bir “savaş” veriliyor. Bugüne kadar halının altına süpürülmüş, görmezden gelinmiş ne varsa, hepsi bu kez “gerçekten” asli manada bir temizliğe tabi tutuluyor. Sivillerin zarar görmemesi adına, kılı kırk yararak, iğneyle kuyu kazarcasına ince işçilik yaparak veriliyor bu mücadele. Bu sebepten dolayı, asker- polis şehidimiz ne yazık ki çok oluyor…

Bu kez devlet de hükümet de asker de millet de halk da Türk de Kürt de kararlı; son 40 yıldır ülkemizin üstüne karabasan gibi çöken terör belası, bu topraklardan sonsuza dek bir daha gelmemecesine sökülüp atılacak inşallah. 40 binden fazla insanın canını alan, yüz binlercesinin kanına musallat olan, ülkenin hem gençliğini, geleceğini hem de ekonomisini, enerjisini, neşesini, heyecanını alıp giden bu terör belasından kurtuluş için en kararlı adımlar atılıyor.

Gelen her şehit haberinde bir ocağa daha ateş düşerken; geride gözü yaşlı eşler, babasız çocuklar, yavrusuz ana-babalar kalırken; bir millet acısını yüreğine gömüyor, gözyaşlarını içine akıtıyor ve “bitsin artık bu terör belası” diyerek, bu ülkenin, bu milletin, bu vatan ın selameti için dua ediyor. Bu millet, terörle mücadele tarihinde ilk kez bu kadar sonuçtan emin, ilk kez bu kadar yapılan işin baştan savma, göstermelik olmadığına kani, ilk kez bu kadar metanetli ve kararlı.

PKK’nın silah zoruyla, korkutarak, yıldırarak yürüttüğü siyasetin sonuna gelindi artık. On yıllardır devletin baskısı altında bunalan bölge halkı, Çözüm Süreci ile birlikte rahat bir nefes almış, batı illerinde yaşayanlarla aynı havayı teneffüs etmişti. Ancak terör örgütü PKK, bu barışı, bu neşeyi, bu rahatlığı bölge halkına çok gördü. Devletin bu zamana kadar uyguladığı baskının mislini, kendisine tabi olmayan, kendisi gibi düşünmeyen halkın üzerine uyguladı. 7 Haziran seçimi öncesinde TVNET seçim otobüsü ile bölgeyi il il gezerken, mikrofon tuttuğumuz herkesten aynı şikâyeti duyuyorduk; “Devletin OHAL’i kalktı, baskısı bitti, şimdi ise PKK’nın baskısı, olağanüstü hali geldi. Örgüt, nefes aldırmıyor bize, devlet gelsin artık buralara, yoksa bizler tasımızı tarağımızı toplayıp göç edeceğiz buralardan” diyorlardı. Devlet bu sese bigâne kalmadı ve 1 Kasım seçimi sonrası milletin istediği, arzu ettiği adımları daha net ve daha kararlı bir şekilde atmaya başladı.

Terörle mücadelede işin bu kısmı gayet güzel işliyor. Ancak, bundan sonrası için yeni bir şeyler yapılması lazım. Sivrisinekleri tek tek avlamak yetmez, bataklığı kurutmak gerek. Terör örgütlerinin rahatça hareket edeceği bir ortam kalmamalı geride. Terör örgütünün sözünün geçtiği, halkın devlet ile örgüt arasında sıkışıp kaldığı bir ortam oluşmamalı. Bu konuda en başta, Paralel Yapı ve benzeri operasyonlar sonrası kamu görevlilerinin meslekten atılamadıkları için sürgün cezası olarak bölgeye gönderilmesine bir son verilmeli. Devletine ihanet eden adamın bu bölgede başka ihanetlere girmesine, başka hainlerle kol kola iş tutmasına müsaade edilmemeli. Güneydoğu Anadolu sürgün yeri, zorunlu görev alanı olmaktan çıkarılmalı. Terörle mücadelede sona yaklaşılırken, bölge için yepyeni bir vizyon ortaya konulmalı. Artık bunu konuşmalıyız…
Terörle mücadelenin sonrasına odaklanmalıyız - Kadir Metin Akbaş Terörle mücadelenin sonrasına odaklanmalıyız - Kadir Metin Akbaş Reviewed by Habersizim on 14:35:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: