Geçtiğimiz hafta Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından önemli bir karar açıklandı.
Türkiye gündeminin bir hayli yoğun olması, bahse konu açıklamanın kamuoyunda yeterince tartışılamaması sonucu doğurdu doğal olarak.
Davutoğlu, terörle mücadelede yeni master planı çerçevesinde Hakkari ve Şırnak illerinin merkezlerinin, Yüksekova ve Cizre'ye kaydırılacağını söyledi.
Peki, bu ne anlama geliyor?
Meseleye tek bir açıdan bakmak doğru değil aslında.
Yani salt terörle mücadele bağlamında böyle bir yer değişikliğinin gündeme geldiğini söylemek, diğer mühim unsurları ıskalamak anlamına gelir.
Söz konusu şehir merkezlerine yapılan yığınaklar ve husule getirilen gettolar marifetiyle terör örgütünün, halkı adeta bir kalkan gibi kullanarak terörle mücadelede devlet güçlerini zor durumda bırakmasının önüne geçecek bu proje, kuşkusuz ki çok önemli. Bu husus, şehir merkezlerini kaydırma projesinin elbette ki, en önemli ayağı.
Zaten HDP/PKK'nın bu gelişmeden duyduğu rahatsızlık, mezkur kararın hangi oranda isabetli olduğunu göstermesi açısından mühim bir gösterge.
İşin tuhaf tarafı, bu yaklaşımdan MHP'nin de rahatsızlık duyması.
Oysa geniş bir perspektiften bakıldığında bu karardaki isabetliliği görmek hiçte zor olmayacak. Zira terörle mücadele kaygısının dışında, stratejik ve ekonomik anlamda da ciddi bir öneme sahip bu proje.
Mesela Yüksekova, Hakkari'den nüfus olarak daha yoğun olmanın ötesinde konum itibariyle genişlemeye daha elverişli. Bununla birlikte Yüksekova'da bulunan Dilimli barajı, hem şehrin 2045 yılına kadar içme suyu ihtiyacı karşılama potansiyeline sahip hem de çok geniş bir arazinin sulanmasını sağlayabilecek büyüklükte.
Ayrıca, resmi kurumların, daha az ekonomik harcamayla daha fazla insana hizmet götürmesi anlamına gelecek olan bu projenin stratejik
bir tarafı da var.
Türkiye-İran-Irak sınırlarının kesiştiği noktada yer alan Yüksekova, İran'a açılan Esendere sınır kapısını da bünyesinde barındırıyor.
Sınır geçişlerinin, bölgemizdeki hareketlilikte, özellikle de son dönemlerde oynadığı rol bakımından sahip olduğu hayati derecedeki önem, buna paralel bir biçimde bu projeyi önemli ve değerli kılmaktadır.
Bütün bunlara Selahaddin-i Eyyubi havaalanının bu ilçede olduğu gerçeğini de eklersek, sanırım meselenin önemi biraz daha net anlaşılmış olacak.
Benzer bir durum, neredeyse aynısıyla, Şırnak ve Cizre için de geçerli.
Kaldı ki, eğer hayata geçirilirse, bu uygulama ilk de değildir.
İl ve şehir merkezlerinin ayrı olduğu Adapazarı-Sakarya, Kocaeli- İzmit, Mersin-İçel pratikleri, bu projeye örnek teşkil edecek uygulamalardır.
Netice itibariyle, Hakkari'nin Yüksekova'ya, Şırnak'ın da Cizre'ye taşınması projesi birçok açıdan hayırlı neticeler üretme potansiyeline sahip...
Üzerinde etraflıca düşünüldüğü açıkça belli olan bu proje, öncelikle, mevcut konumdan istifade ederek bölge halkını adeta teslim alan örgütün planlarını altüst etmekle kalmayıp yukarıda bahsini ettiğimiz ekonomik ve stratejik faydaları da sağlamaya yarayacaktır.
İnşallah hayırlara vesile olur...
nihatnasir@gmail.com
Türkiye gündeminin bir hayli yoğun olması, bahse konu açıklamanın kamuoyunda yeterince tartışılamaması sonucu doğurdu doğal olarak.
Davutoğlu, terörle mücadelede yeni master planı çerçevesinde Hakkari ve Şırnak illerinin merkezlerinin, Yüksekova ve Cizre'ye kaydırılacağını söyledi.
Peki, bu ne anlama geliyor?
Meseleye tek bir açıdan bakmak doğru değil aslında.
Yani salt terörle mücadele bağlamında böyle bir yer değişikliğinin gündeme geldiğini söylemek, diğer mühim unsurları ıskalamak anlamına gelir.
Söz konusu şehir merkezlerine yapılan yığınaklar ve husule getirilen gettolar marifetiyle terör örgütünün, halkı adeta bir kalkan gibi kullanarak terörle mücadelede devlet güçlerini zor durumda bırakmasının önüne geçecek bu proje, kuşkusuz ki çok önemli. Bu husus, şehir merkezlerini kaydırma projesinin elbette ki, en önemli ayağı.
Zaten HDP/PKK'nın bu gelişmeden duyduğu rahatsızlık, mezkur kararın hangi oranda isabetli olduğunu göstermesi açısından mühim bir gösterge.
İşin tuhaf tarafı, bu yaklaşımdan MHP'nin de rahatsızlık duyması.
Oysa geniş bir perspektiften bakıldığında bu karardaki isabetliliği görmek hiçte zor olmayacak. Zira terörle mücadele kaygısının dışında, stratejik ve ekonomik anlamda da ciddi bir öneme sahip bu proje.
Mesela Yüksekova, Hakkari'den nüfus olarak daha yoğun olmanın ötesinde konum itibariyle genişlemeye daha elverişli. Bununla birlikte Yüksekova'da bulunan Dilimli barajı, hem şehrin 2045 yılına kadar içme suyu ihtiyacı karşılama potansiyeline sahip hem de çok geniş bir arazinin sulanmasını sağlayabilecek büyüklükte.
Ayrıca, resmi kurumların, daha az ekonomik harcamayla daha fazla insana hizmet götürmesi anlamına gelecek olan bu projenin stratejik
bir tarafı da var.
Türkiye-İran-Irak sınırlarının kesiştiği noktada yer alan Yüksekova, İran'a açılan Esendere sınır kapısını da bünyesinde barındırıyor.
Sınır geçişlerinin, bölgemizdeki hareketlilikte, özellikle de son dönemlerde oynadığı rol bakımından sahip olduğu hayati derecedeki önem, buna paralel bir biçimde bu projeyi önemli ve değerli kılmaktadır.
Bütün bunlara Selahaddin-i Eyyubi havaalanının bu ilçede olduğu gerçeğini de eklersek, sanırım meselenin önemi biraz daha net anlaşılmış olacak.
Benzer bir durum, neredeyse aynısıyla, Şırnak ve Cizre için de geçerli.
Kaldı ki, eğer hayata geçirilirse, bu uygulama ilk de değildir.
İl ve şehir merkezlerinin ayrı olduğu Adapazarı-Sakarya, Kocaeli- İzmit, Mersin-İçel pratikleri, bu projeye örnek teşkil edecek uygulamalardır.
Netice itibariyle, Hakkari'nin Yüksekova'ya, Şırnak'ın da Cizre'ye taşınması projesi birçok açıdan hayırlı neticeler üretme potansiyeline sahip...
Üzerinde etraflıca düşünüldüğü açıkça belli olan bu proje, öncelikle, mevcut konumdan istifade ederek bölge halkını adeta teslim alan örgütün planlarını altüst etmekle kalmayıp yukarıda bahsini ettiğimiz ekonomik ve stratejik faydaları da sağlamaya yarayacaktır.
İnşallah hayırlara vesile olur...
nihatnasir@gmail.com
Terörle mücadelede stratejik hamleler
Reviewed by Habersizim
on
01:39:00
Rating:

Hiç yorum yok: