İngilizler Derbent’te tam bir yenilgiye uğradı. Yüzlerce esir, birçok cephane, silah, hayvan ve malzeme ele geçirildi. Bundan sonra Revandiz- Erbil yolu üzerinde önemli bir yer olan ve Musul ile irtibatı sağlayan Şaklava ilçesi ele geçirilerek tarafsız bir hale kondu.
Özdemir Bey bu başarıları elde ederken kendisine hemen hemen hiç bir yardım yapılmamış ve emir dahi verilmemişti. Özellikle Derbent zaferinden sonra işgal edilen köy ve kasabalardaki halk, kurbanlar keserek Özdemir Bey kuvvetlerini karşılamış ve gözyaşlarıyla Türk bayrağının üzerine atılmışlardı.
Şeyh Mahmut ile yapılan temaslar: Süleymaniye’de Şeyh Mahmut’un hükümdarlığında ve İngiliz mandası altında bir Kürt idaresi kurulmuştu. Özdemir Bey Şeyh Mahmut’un düşüncelerini anlamak için Yüzbaşı Feyzi’yi gizlice Süleymaniye’ye gönderdi. Yüzbaşı Feyzi Şeyh Mahmut’a Misakı Milli sınırları içinde kalan bu bölgenin ve Musul ilinin kurtarılması için çalışıldığını anlattı. Yüzbaşı Feyzi’yi samimiyet ve ilgi ile karşılayan Şeyh Mahmut, özetle şu cevabı verdi:
“Osmanlı Hükümetinin hizmetindeyim ve kuluyum. İngilizlerden gördüğüm zulüm ve hakareti hiç bir zaman unutmuş değilim ve unutmayacağım. Aşiretlere tamamen inanmak ve bel bağlamak doğru değildir. İngilizler, Türklerle Kürtlerin arasını açmak istiyorlar. Benim teklifim şudur: Kuvvetiniz varsa hemen Süleymaniye’ye yürüyünüz, ben de size katılır ve Hamrin dağına kadar olan araziyi elde ederim. Bana inanmazsanız ve isterseniz bağlılığımı ispat etmek üzere bu gece eşyalarımı yükler, ailemi alır, yüksek hükümetin göstereceği bir yere giderim. Hükümet bana inanır, subay, top ve cephane verirse düzenli askere dahi ihtiyaç göstermeden kendi kendime bu harekâtı yaparım. Kuvvet toplamak için süreye ihtiyacınız varsa, ben de İngilizlere yumuşaklık gösterip zaman kazanırım.”
Bu konuşma Özdemir Bey’e iletilmiş, o da bir yazı ile Doğu Cephesi Komutanlığına bildirmişti.Doğu Cephesi Komutanlığı da durumu Genelkurmay Başkanlığına haber verdi. Derbent Muharebesinden sonra İngilizler Türklerin elinde bulunan Revandiz, Ranya ve Köysancak ilçeleriyle civardaki köyleri uçaklarla sürekli olarak bombaladılar.
İngilizlerin Revandiz taarruzu:
İngilizler, Köysancak ve Erbil bölgesinden taarruz etmekle Türk kuvvetlerini kuzeye, Revandiz bölgesine atmaktan başka önemli bir kazanç elde edemeyeceklerini anladıklarından, bu defa taarruzlar ını kuzeybatıdan İmadiye- Akra üzerinden yaparak Revandiz Müfrezesini kuzeyden kuşatıp, Hakkâri ile olan irtibatını kesmek ve bu suretle yenilgiye uğratmayı düşündüler. Bu maksatla Kasım ve Aralık 1922’de uçakların desteğinde İmadiye ve Akra’dan iki kol halinde taarruza geçtiler. İngilizlerin hedefi Şemdinli yoluna hâkim olmaktı. Fakat burada Barzan ve Zebar Aşiretlerinin direnmesi karşısında sarp ve engebeli arazide büyük kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar.
1923 yılı başlarında İngilizler, Revandiz Müfrezesinin ortadan kaldırılması için daha üstün kuvvetlerle bu sefer güneyden taarruza başladılar. Nisan başında 4000 piyade, 500’den çok süvari, birkaç bin kişilik Nasturi ve Ermeni birlikleri 50-60 kadar uçağın desteğinde Ranya ‘ya saldırdılar. 4-5 gün süren muharebelerden sonra kayıplar vererek geriye atıldılar. İngilizler, Lozan Konferansında hâkim durumda bulunabilmek, Musul bölgesinde halk üzerinde siyasi nüfuz kurabilmek ve özellikle petrol bölgesindeki çıkarlarını gerçekleştirebilmek ve Türklerin Musul’a karşı askeri bir harekâta geçeceklerini haber aldıklarından, ön alabilmek için Revandiz harekâtını sonuçlandırmayı kararlaştırmışlardı.
Türk kuvvetleri, üç topla takviyeli 1500 kişilik bir kuvvetle Balsami- Nebavi- Çölemerik- Berdin mevziini tutmuş ve burasını tahkim etmişti. Türk kuvvetlerinin sağ yanı Büyükzap suyuna, sol yanı Körfancat dağlarına dayanmaktaydı. Ayrıca Şeyh Mahmut kuvvetlerinden 150 kişilik bir jandarma kuvveti de takviye olarak bulunuyordu. Bu savunma mevziinin genişliği 40 km.yi geçiyordu. Arazi çok sarp ve engebeli olduğundan, grup grup tutulmak suretiyle savunma imkânı sağlanıyordu.
İngiliz kuvvetleri, 50 uçakla takviyeli 4 Hint taburu, 1 Hint süvari tugayı, 16 toplu 4 batarya, 1 istihkâm taburu ve 3000-4000 Nasturi ve Ermeni ile 1500-2000 kadar Arap, Kürt ve İranlılardan mürekkep bir kuvvetle 8 Nisan 1923 sabahı Ranya yakınına gelerek Berhaşta bölgesine taarruza başladı. İngiliz uçakları topçu birliklerine taarruz ederek etkisiz hale getirdi. Ancak Ermenilerin bazı kadınlara tecavüz etmesi bölge halkının ayaklanmasına sebep oldu. İngilizler ağır kayıplar vererek Köysancak’a çekilmek zorunda kaldılar. Sol gruptan ayrılan bir birlikle Büyükzap suyu vadisi Serderya geçidi ve Şeytan boğazı- Balsami istikametlerinde taarruza geçtiler. Türkler inatla savundularsa da verilen ağır kayıplar sonucu bulundukları mevzii terkederek Serderya- Eskibican kale hattına çekildiler. Bu sırada cephane iyice azalmıştı. Ayrıca Barzan ve Balik aşiretleri İngilizlerle anlaştılar. Bunun sonucunda müfrezenin daha fazla Revandiz’de kalmasının tehlikeli olacağ ını değerlendiren Özdemir Bey, Kanşim geçidi istikametinde geri çekilmek ve İran’a sığınmak kararını verdi. Çok zor şartlarda yapılan bir geri çekilmeden sonra 29 Nisan 1923’te İran’ın Uşnu kasabasına ulaşıldı.
Daha sonra Revandiz’de Özdemir Bey’in kazandığı başarı ve aşiretlerle halk üzerindeki nüfuzu dolayısıyla Misakı Milli sınırları içinde bulunan Musul ilinin kurtarılması için Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, 7 Ağustos 1922’de Elcezire Cephesi Komutanına, Milli Savunma Bakanına ve Başbakana acele kaydıyla şu yazıyı yazdı: “Musul bölgesi de Misakı Milli sınırları içinde olduğundan, gerekirse silahla kurtarılması kararlaştırılmıştır. Böyle bir zorunluluk halinde Elcezire Cephesi bütün kuvvetiyle, Dicle’nin iki tarafından Musul yönünde taarruz edecektir. Doğu Cephesi ise, Van, Hakkâri ve Iğdır sınır kıtalarından teşkil ve dağ bataryalarıyla takviye edilen bir piyade tümeni, bir süvari tugay ı, aşiret süvari tümenleri ve yerli halk ile takviye edilerek Özdemir Bey Müfrezesi ile birlikte İmadiye- Süleymaniye hattı üzerinden Musul-Kerkük hattına taarruzla görevlendirilecektir.”
Doğu Cephesi Komutanlığı Revandiz bölgesinin iaşe zorlukları nedeniyle Doğu Cephesinden harekâta iştirak edecek birliklerin Elcezire Cephesi emrine verilmesi ve Dicle bölgesinde harekâta katılmasını teklif ediyordu. Bu teklif Genelkurmay Başkanlığınca uygun karşılandı.Genelkurmay Başkanlığının 12 Ekim 1922’de Bursa’dan verdiği bir emirde Özdemir Bey’in elde etmiş olduğu başarının genişletilmesi için müfrezenin süratle takviyesi Doğu Cephesi Komutanlığına emrediliyordu.
Bu sıralarda Lozan Konferansının sonuçlanmaması ihtimali belirdiğinden Boğazlar ve Batı Anadolu’da kuvvetli bulunulması gerekiyordu. Bu yüzden Elcezire Cephesi emrine verilecek uçak bölüğünün Genelkurmay Başkanlığının 30 Aralık 1922 tarihli şifresiyle Batı Cephesi emrine verilmesi emredildi ve Suriye sınırında Fransızlara karşı olan durumumuzun ne şekil alacağının, Musul üzerine yapılacak harekâtta etkisi olacağından açık olarak bildirilmesi isteniyordu. Lozan Konferansının uzaması ve İngilizlerin Revandiz Müfrezesine yaptıkları devamlı taarruzlar ve son olarak Revandiz Müfrezesinin İran’a sığınmak zorunda kalması, Musul harekâtının uygulanmasına imkân bırakmadı. Böylece Özdemir Bey Müfrezesinin yaptığı faaliyetler sonucu elde edilen başarıdan faydalanılamadı. Tarihin önümüze koyduğu bir fırsat böylece yitip gitti.
Özdemir Bey bu başarıları elde ederken kendisine hemen hemen hiç bir yardım yapılmamış ve emir dahi verilmemişti. Özellikle Derbent zaferinden sonra işgal edilen köy ve kasabalardaki halk, kurbanlar keserek Özdemir Bey kuvvetlerini karşılamış ve gözyaşlarıyla Türk bayrağının üzerine atılmışlardı.
Şeyh Mahmut ile yapılan temaslar: Süleymaniye’de Şeyh Mahmut’un hükümdarlığında ve İngiliz mandası altında bir Kürt idaresi kurulmuştu. Özdemir Bey Şeyh Mahmut’un düşüncelerini anlamak için Yüzbaşı Feyzi’yi gizlice Süleymaniye’ye gönderdi. Yüzbaşı Feyzi Şeyh Mahmut’a Misakı Milli sınırları içinde kalan bu bölgenin ve Musul ilinin kurtarılması için çalışıldığını anlattı. Yüzbaşı Feyzi’yi samimiyet ve ilgi ile karşılayan Şeyh Mahmut, özetle şu cevabı verdi:
“Osmanlı Hükümetinin hizmetindeyim ve kuluyum. İngilizlerden gördüğüm zulüm ve hakareti hiç bir zaman unutmuş değilim ve unutmayacağım. Aşiretlere tamamen inanmak ve bel bağlamak doğru değildir. İngilizler, Türklerle Kürtlerin arasını açmak istiyorlar. Benim teklifim şudur: Kuvvetiniz varsa hemen Süleymaniye’ye yürüyünüz, ben de size katılır ve Hamrin dağına kadar olan araziyi elde ederim. Bana inanmazsanız ve isterseniz bağlılığımı ispat etmek üzere bu gece eşyalarımı yükler, ailemi alır, yüksek hükümetin göstereceği bir yere giderim. Hükümet bana inanır, subay, top ve cephane verirse düzenli askere dahi ihtiyaç göstermeden kendi kendime bu harekâtı yaparım. Kuvvet toplamak için süreye ihtiyacınız varsa, ben de İngilizlere yumuşaklık gösterip zaman kazanırım.”
Bu konuşma Özdemir Bey’e iletilmiş, o da bir yazı ile Doğu Cephesi Komutanlığına bildirmişti.Doğu Cephesi Komutanlığı da durumu Genelkurmay Başkanlığına haber verdi. Derbent Muharebesinden sonra İngilizler Türklerin elinde bulunan Revandiz, Ranya ve Köysancak ilçeleriyle civardaki köyleri uçaklarla sürekli olarak bombaladılar.
İngilizlerin Revandiz taarruzu:
İngilizler, Köysancak ve Erbil bölgesinden taarruz etmekle Türk kuvvetlerini kuzeye, Revandiz bölgesine atmaktan başka önemli bir kazanç elde edemeyeceklerini anladıklarından, bu defa taarruzlar ını kuzeybatıdan İmadiye- Akra üzerinden yaparak Revandiz Müfrezesini kuzeyden kuşatıp, Hakkâri ile olan irtibatını kesmek ve bu suretle yenilgiye uğratmayı düşündüler. Bu maksatla Kasım ve Aralık 1922’de uçakların desteğinde İmadiye ve Akra’dan iki kol halinde taarruza geçtiler. İngilizlerin hedefi Şemdinli yoluna hâkim olmaktı. Fakat burada Barzan ve Zebar Aşiretlerinin direnmesi karşısında sarp ve engebeli arazide büyük kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar.
1923 yılı başlarında İngilizler, Revandiz Müfrezesinin ortadan kaldırılması için daha üstün kuvvetlerle bu sefer güneyden taarruza başladılar. Nisan başında 4000 piyade, 500’den çok süvari, birkaç bin kişilik Nasturi ve Ermeni birlikleri 50-60 kadar uçağın desteğinde Ranya ‘ya saldırdılar. 4-5 gün süren muharebelerden sonra kayıplar vererek geriye atıldılar. İngilizler, Lozan Konferansında hâkim durumda bulunabilmek, Musul bölgesinde halk üzerinde siyasi nüfuz kurabilmek ve özellikle petrol bölgesindeki çıkarlarını gerçekleştirebilmek ve Türklerin Musul’a karşı askeri bir harekâta geçeceklerini haber aldıklarından, ön alabilmek için Revandiz harekâtını sonuçlandırmayı kararlaştırmışlardı.
Türk kuvvetleri, üç topla takviyeli 1500 kişilik bir kuvvetle Balsami- Nebavi- Çölemerik- Berdin mevziini tutmuş ve burasını tahkim etmişti. Türk kuvvetlerinin sağ yanı Büyükzap suyuna, sol yanı Körfancat dağlarına dayanmaktaydı. Ayrıca Şeyh Mahmut kuvvetlerinden 150 kişilik bir jandarma kuvveti de takviye olarak bulunuyordu. Bu savunma mevziinin genişliği 40 km.yi geçiyordu. Arazi çok sarp ve engebeli olduğundan, grup grup tutulmak suretiyle savunma imkânı sağlanıyordu.
İngiliz kuvvetleri, 50 uçakla takviyeli 4 Hint taburu, 1 Hint süvari tugayı, 16 toplu 4 batarya, 1 istihkâm taburu ve 3000-4000 Nasturi ve Ermeni ile 1500-2000 kadar Arap, Kürt ve İranlılardan mürekkep bir kuvvetle 8 Nisan 1923 sabahı Ranya yakınına gelerek Berhaşta bölgesine taarruza başladı. İngiliz uçakları topçu birliklerine taarruz ederek etkisiz hale getirdi. Ancak Ermenilerin bazı kadınlara tecavüz etmesi bölge halkının ayaklanmasına sebep oldu. İngilizler ağır kayıplar vererek Köysancak’a çekilmek zorunda kaldılar. Sol gruptan ayrılan bir birlikle Büyükzap suyu vadisi Serderya geçidi ve Şeytan boğazı- Balsami istikametlerinde taarruza geçtiler. Türkler inatla savundularsa da verilen ağır kayıplar sonucu bulundukları mevzii terkederek Serderya- Eskibican kale hattına çekildiler. Bu sırada cephane iyice azalmıştı. Ayrıca Barzan ve Balik aşiretleri İngilizlerle anlaştılar. Bunun sonucunda müfrezenin daha fazla Revandiz’de kalmasının tehlikeli olacağ ını değerlendiren Özdemir Bey, Kanşim geçidi istikametinde geri çekilmek ve İran’a sığınmak kararını verdi. Çok zor şartlarda yapılan bir geri çekilmeden sonra 29 Nisan 1923’te İran’ın Uşnu kasabasına ulaşıldı.
Daha sonra Revandiz’de Özdemir Bey’in kazandığı başarı ve aşiretlerle halk üzerindeki nüfuzu dolayısıyla Misakı Milli sınırları içinde bulunan Musul ilinin kurtarılması için Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, 7 Ağustos 1922’de Elcezire Cephesi Komutanına, Milli Savunma Bakanına ve Başbakana acele kaydıyla şu yazıyı yazdı: “Musul bölgesi de Misakı Milli sınırları içinde olduğundan, gerekirse silahla kurtarılması kararlaştırılmıştır. Böyle bir zorunluluk halinde Elcezire Cephesi bütün kuvvetiyle, Dicle’nin iki tarafından Musul yönünde taarruz edecektir. Doğu Cephesi ise, Van, Hakkâri ve Iğdır sınır kıtalarından teşkil ve dağ bataryalarıyla takviye edilen bir piyade tümeni, bir süvari tugay ı, aşiret süvari tümenleri ve yerli halk ile takviye edilerek Özdemir Bey Müfrezesi ile birlikte İmadiye- Süleymaniye hattı üzerinden Musul-Kerkük hattına taarruzla görevlendirilecektir.”
Doğu Cephesi Komutanlığı Revandiz bölgesinin iaşe zorlukları nedeniyle Doğu Cephesinden harekâta iştirak edecek birliklerin Elcezire Cephesi emrine verilmesi ve Dicle bölgesinde harekâta katılmasını teklif ediyordu. Bu teklif Genelkurmay Başkanlığınca uygun karşılandı.Genelkurmay Başkanlığının 12 Ekim 1922’de Bursa’dan verdiği bir emirde Özdemir Bey’in elde etmiş olduğu başarının genişletilmesi için müfrezenin süratle takviyesi Doğu Cephesi Komutanlığına emrediliyordu.
Bu sıralarda Lozan Konferansının sonuçlanmaması ihtimali belirdiğinden Boğazlar ve Batı Anadolu’da kuvvetli bulunulması gerekiyordu. Bu yüzden Elcezire Cephesi emrine verilecek uçak bölüğünün Genelkurmay Başkanlığının 30 Aralık 1922 tarihli şifresiyle Batı Cephesi emrine verilmesi emredildi ve Suriye sınırında Fransızlara karşı olan durumumuzun ne şekil alacağının, Musul üzerine yapılacak harekâtta etkisi olacağından açık olarak bildirilmesi isteniyordu. Lozan Konferansının uzaması ve İngilizlerin Revandiz Müfrezesine yaptıkları devamlı taarruzlar ve son olarak Revandiz Müfrezesinin İran’a sığınmak zorunda kalması, Musul harekâtının uygulanmasına imkân bırakmadı. Böylece Özdemir Bey Müfrezesinin yaptığı faaliyetler sonucu elde edilen başarıdan faydalanılamadı. Tarihin önümüze koyduğu bir fırsat böylece yitip gitti.
Revandiz Harekâtı ve Musul Harekât Tasarısı - II
Reviewed by Habersizim
on
16:59:00
Rating:

Hiç yorum yok: