Çok değil, daha 90 yıl önce Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Çerkeziyle… birlikte savaştık emperyalist sömürgecilere karşı. Şehitlerimiz yan yana durur Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de, Rewandüz’de. Bugün aynı emperyalist tuzağa düşmeyelim; kanatsa da içimizi manzara...
Revandiz Osmanlı İmparatorluğu devrinde Musul ilinin Şehrizor (Kerkük) sancağına bağlı bir ilçe merkeziydi. İlçe arazisi, bugünkü Türkiye, İran ve Irak sınırlarının birleştiği yerde ve Irak’ın kuzeydoğu bölgesinde bulunmaktadır. Musul, Kerkük, Süleymaniye ve Savaçbulak gibi önemli şehirlerle bağlantısı ve ticari ilgisi olan Revandiz bölgesinin önemi büyüktür. Ayrıca bu bölgenin hemen güneyinde zengin petrol yatakları bulunması önemini daha da artırmaktadır.
1918 yılı sonlarında Musul ilinin İngilizler tarafından işgali maddi çıkar sağlayan bir kısmı sevindirmekle beraber, Osmanlı İmparatorluğuna bağlı bir kısım halkta da teessür uyandırmıştı. Bu bölgede, özellikle Revandiz’de İngilizlere karşı bir düşmanlık ve yer yer ayaklanma başlamıştı. 1920 yılı ortalarında Revandiz ve Zebar ilçelerinde İngilizlere karşı esaslı bir ayaklanma oldu. Revandiz’de yenilgiye uğrayan İngilizler burayı bırakmak zorunda kaldılar. Bu olaydan sonra Revandiz ileri gelenlerinin isteği üzerine Elcezire Cephesi Komutanlığı 1920 yılı sonunda üç subay ve 100 erlik bir piyade bölüğünü Revandiz’e gönderdi.
İngilizler Ocak 1921’de piyade, süvari ve topçudan oluşan bir alay kadar kuvvetle Erbil ve Revandiz arasında bulunan Türkleri destekleyen Sürücü Aşiretine taarruz ettiler. Babaçiçek dağı kesiminde Dovin boğazında ve 4-5 İngiliz uçağı desteğinde yapılan çarpışmada İngilizler ağır kayıplar vererek geri çekildiler. Kuvvet zoruyla bastıramadıkları bu direnişi siyasi yollarla kırmayı deneyen İngilizler, kendisine her türlü işkenceyi yaptıktan sonra Hindistan’a sürdükleri Şeyh Mahmut’u 1921 yılı sonunda tekrar Süleymaniye’ye getirterek ikinci kez Kürdistan hükümdarlığını verdiler. Böylece görünüşte Süleymaniye bölgesinde İngiliz idaresi kurulmuş oldu.
Revandiz bölgesinde Türkiye’ye gösterilen bu ilgi, Türk Hükümeti tarafından da izlenmekte olduğundan, bölgenin takviyesine karar verildi. Antep’te Kuvayı Milliye Komutanlığı yapmış olan Yarbay Özdemir Bey bu işle görevlendirildi. Bu maksatla Başkomutanlıkça 1 Şubat 1922 günü Milli Savunma Bakanlığına verilen emirde; “Faysal’ın Irak’ta hükümet kurmak, İngilizlerin de Musul ilini siyasi manda altında bulundurmak istediği, yapılan siyasi faaliyetlerden anlaşılmaktadır. Bu sebeple esasen Misak-ı Milli hudutları içinde kalan Musul ilinin kurtarılması amacıyla Revandiz bölgesine bir kısım kuvvet gönderilmesi” emrediliyordu. Emri alan Özdemir Bey, 9 Mart 1922’de Revandiz’e gitmek üzere Ankara’dan ayrıldı. Diyarbakır’da Elcezire Cephesi Komutanı ile görüşen Özdemir Bey, 100 kişilik bir kuvveti emrine alarak 15 Mayıs 1922’de Diyarbakır’dan ayrıldı. Özdemir Bey’e ayrılmadan önce özetle şu talimat verildi:
“Özel teşebbüsle (Özel Kuvvet Harekatı) hareket etmesi gereken Özdemir Bey Müfrezesi, Misakı Milli sınırları içinde kalan bölgelerin Faysal tarafından işgaline engel olacaktır. Bu amacı sağlamak için, en elverişli yer, Revandiz bölgesidir. Görevin başarıyla yapılabilmesi için, subay ve erlerin aşağıdaki esaslara bağlı kalması şarttır. Aksi takdirde memleket için zararlı sonuçlar meydana gelebilir:
a. Müfreze, ciddi ve sıkı bir disiplin altında bulundurulacak ve eğitimle meşgul olacaktır.
b. Halkı Türk Hükümetine bağlamak için son derece eşit muamele yapılacaktır.
c. Vazife zamanında ve vazife dışında halka iyi muamele yapılacaktır.
d. Bölge halkının dini inançları taassup derecesinde kuvvetli olduğundan subay ve erler, dini esaslara bağlı kalacaklar ve gerektiği zaman da halk aydınlatılacaktır.
e. Revandiz’de yapılacak yerli teşkilatta halkın ve özellikle aşiret reislerinin fikri sorulacaktır.
Halkla yapılan görüşmelerde İngilizlerin İslam birliğini (İttihadı İslam) parçalamak ve bu suretle memleketlerini işgal amacını güttükleri ve Faysal’ın da tamamen İngilizlerin isteklerine göre hareket ettiği açık olarak anlatılacakt
ır. Müfreze merkezle Hakkâri kanalıyla sıkı ve devamlı irtibatta bulunmalıdır, bu, başarı için esastır.”
Bu talimatla birlikte Yarbay Özdemir Bey’e İngilizlerin bu bölgedeki kuvvetleri, bu kuvvetlerin bulundukları yerler, harekât planları ve uyguladıkları taktikler hakkında ayrıntılı bir bilgi de verildi. Özdemir Bey 22 Haziran 1922’de Revandiz’e varabildi. Özdemir Bey gelir gelmez Revandiz ve Zebar ilçeleriyle bunlara bağlı bucaklarda sivil idare teşkilatı kurdu ve buralara memurlar atadı. Bölgede Türklere eğilimli birkaç aşiret vardı. Bunlar, Sürücü aşireti (silahlı mevcudu 250- 300 kişi), Barzan Aşireti (silahlı mevcudu 800-1000 kişi), üçüncüsü de Zebar Aşireti ( silahlı mevcudu 200-300 kişi) idi. Türklere düşmanca tavır takınan aşiretlerden en önemlisi ise Revandiz- Van yolunu kesebilecek olan Balik aşiretiydi.
Özdemir Bey bölgedeki aşiretlere mektuplar yazarak ve arabulucular göndererek bunlarla anlaşmayı denedi. Anlaşmaya yanaşmayan Balik aşireti düzenlenen bir harekâtla mağlup edildi ve reisi Revandiz’e getirilerek, aşiretin hükümete bağlı kalması şartıyla affedildi. Bu durum diğer aşiretler üzerinde olumlu etkiler yaptı. Nadoşt ve Piştar aşiretleri de Özdemir Bey’e katıldılar. 10 Temmuz 1922’den itibaren İngilizler uçaklarla Revandiz’i bombalamaya başladılar.
Özdemir Bey irtibatın daha kolay olması sebebiyle müfrezenin Elcezire yerine Doğu Cephesine bağlanmasını teklif etti. 6 Ağustos 1922’den itibaren müfreze Doğu Cephesi emrine verildi. Kazım Karabekir Paşa verdiği emirle Özdemir Bey Müfrezesini Van’da bulunan 8nci Tümen Komutanlığına bağladı.
Özdemir Bey İngiliz Kuvvetlerine karşı harekâta başlamaya karar verdi. İlk önce Revandiz- Süleymaniye yolu üzerinde Ranya ilçesi bölgesindeki İngilizlere taarruz ederek Revandiz ile Süleymaniye’nin irtibatını sağlamanın uygun olacağını düşünüyordu.
İngilizler, Küçükzap suyu kuzeyinde Haraco köyünden Sirsiryan köyünün kuzeyindeki yol kavşağına kadar olan 8 kilometrelik alan ve Derbent boğazının kuzey ve güneyindeki Pişgalli, Güllar dağı yamaçlarını tahkim etmişlerdi. Bu suretle boğazdan geçen Musul- Süleymaniye yolu bu bölgede kapanmış oluyordu. Ayrıca Ranya’nın kuzeyindeki Dalaran sırtları da İngiliz kuvvetleri tarafından tutulmuş ve Ranya ovasındaki uçak alanı da emniyete alınmış oluyordu.
12 Ağustos 1922’de Yüzbaşı Sami emrinde 50 kişilik bir müfreze, Revandiz savunmasına bırakılarak geri kalan kuvvetlerle iki kol halinde Ranya istikametinde harekete geçildi. Birinci kol; Revandiz-Gürrevan- Nalgevan üzerinden Şavur Boğazı istikametinde yürüyüşe geçti. Bu kolun vazifesi İngilizlerle işbirliği yapan Şavur Aşiretini tepeleyerek Derbent boğazında bulunan İngiliz mevzilerini güneybatıdan kuşatmak ve Köysancak ile irtibatını kesmekti. İkinci kol; daha kuvvetli olarak teşkil edildi. Özdemir Bey’in komutasındaki bu kolun vazifesi, Revandiz doğusunda Varigüvan- Doğata – Volaza yolu ile harekete geçerek, yol üzerinde bulunan düşman aşiret kuvvetlerini yendikten sonra, Derbent doğu bölgesine yanaşmak ve Derbent’i doğudan kuşatmaktı.
Yolun ve arazinin çıkardığı güçlükler ve buralardaki aşiretlerin direnmeleri yüzünden harekât, bazı engellerle karşılaştı. Fakat yapılan çarpışmalarda Türk kuvvetlerine karşı olan aşiretler yenildi. Bu suretle yol üzerindeki aşiretlerin direnmeleri de kırıldı ve bir kısım tarafsız aşiretler de Türk kuvvetlerine katılmak zorunda kaldı. Türk kuvvetleri 27 Ağustosta Zina- Doğulan- Naroban- Pınar hattına ulaşmış bulunuyordu. 31 Ağustos gece yarısı düşman mevzilerine yanaşılarak fecirle beraber taarruza başlandı. Sağdaki Şavur kolu Dalaran üzerinden Ranya ile Naraban’danRanya batı sırtlarına taarruz ederek Ranya’yı ele geçirdi. Daha sonra Ranya suyu boyunca ilerleyerek Sirsiryan kesimindeki Derbent mevzilerine taarruz etti. Sol kol ise, Şarus vadisinden ilerleyerek Haraco ve Sultan köylerine girdi ve Derbent mevzilerini güneyden kuşattı. Türk kuvvetlerinin şiddetli taarruzları sonucu İngiliz kuvvetleri ağır kayıplar vererek geri Kerkük’e çekildiler.
Revandiz Harekâtı ve Musul Harekât Tasarısı - I
Reviewed by Habersizim
on
10:48:00
Rating:

Hiç yorum yok: