Çarşamba (27 Ocak) akşamı, Bill Clinton Mason şehrine (Mason City) gelmiş. Bir Şubat’ta bu eyalette (Iowa) yapılacağından ön seçimlerin ilk turu, hanımına destek için, Pazartesi günü akşamına kadar, beş (buçuk) gün burada çalışacak, Bill Clinton. Hanımı Hillary zaten son haftalarda, Iowa’dan hiç ayrılmadı. Delege sayısı çok olan yerlerden biri Mason City. Bu küçük kentin nüfusu, on yıl önce 29 binmiş. Şimdi 28 bine düşmüş. Ama ABD’de önseçimler, içinden çıkılamayacak kadar değişik kurallar ve gelenekler içerdiğinden herhalde, delegeleri nüfusuna göre fazla, bu küçük kentin. Kimse de bu geleneklere karşı çıkmıyor. 1853’de kurulmuş bu şehir. Bir yıl sonra ilk dükkân açılmış ve ilk doktor gelmiş. İlk demirci dükkânı ve önemli ihtiyaçların çoğunun bulanabildiği ilk bakkal dükkânı da 1855’de açılmış. Tabi yıllar ilerledikçe yerleşenlerden ölenler olmaya başlayınca, 1867’de mezarlık faaliyete geçmiş. 1869’da demiryolu hattı buraya uzanmış ve o zaman nüfus “bin”e ulaşmış. 1878’de de ilk telefon bağlanmış.
NEDEN MASON KENT DENİLİYOR
Şehre Mason (City) denilmesinin sebebi, kurucularından birinin çocuğunun ismi Mason (Mason Long) olduğundanmış. Beyazlar gelmeden evvel 344 metre rakımlı bu bölge, Kızılderililerin hayvanlarıyla yaz aylarını geçirdikleri bir yermiş. Şimdi nüfusun % 95’i beyaz, % 2’si Afrika kökenli ve ancak binde ikisi Kızılderili.
GÖZLERİNİN FERİ GİTMİŞ
Altmış dokuz yaşında olan Bill Clinton geçen hafta Las Vegas’ta hanımına destek için konuşmalar yaptı. Fakat gözleri küçülmüş ve sesi de zayıf çıkıyordu. Dinleyenler, konuşmayı anlayabilmek için, dikkatlerini biraz fazlalaştırmak zorunda kaldılar. “Sıkıcı idi” diyor, dinleyenlerden biri: “Yanakları çökmüş, gözlerinin feri gitmiş. Kalabalığı eskisi gibi büyüleyemedi.” Nevadalı bir siyasi yorumcu olan Jon Ralston ise: “Onu defalarca dinledim. Fakat (artık) aynı adam gibi gelmedi, bana. Bir iki istatistik ve bir iki olay aktardı ama eski canlılıkta değildi.” Çarşamba akşamı yarım saat konuştu, Bill Clinton ve son günlerde Demokrat Parti içinde Bayan Clinton’un en önemli rakiplerinden biri haline gelen Yahudi Senatör Sanders’in her yerde “saat başı en az 15 dolar, asgari ücret”i yüksek sesle dillendirmesinden ötürü, “çalışanların bir saatlik en az ücretinin ne kadar olması gerektiği”nden bahsederken, dinleyenlerden esneyen de vardı, cep telefonunu kurcalayan da. Gerçi konuşmanın ortalarına doğru Bill Clinton açıldı ve yine zekâsını konuşturdu ve “Huysuz Cumhuriyetçilerin halka çekici geldiğini kabul” etti. Sonra da Cumhuriyetçi adayların bağırsaklarını çıkardı (darbeler indirerek boşluklarını aldı). Sonra da “Eğlenceli oluyor, ama Cumhuriyetçilerin, sizin nasıl yaşadığınız umurlarında değil” dedi.
İDMAN YAPIYOR HENÜZ
Bill Clinton’u tanıyan başka yorumcular ise, “Bay Clinton için daha henüz hayli derken. Biraz daha zaman alabilir, yarışa ısınması için.” diyorlar. 2008’de yarışa ısındıktan sonra Obama için ateş gibi kurduğu cümleleri hatırlayanlar ve 1992’de başkan adaylığı için New Hampshire’da yaptığı konuşmada salondaki herkesi ağlatması ve “Başkan olursam ekonomik sıkıntı içindeki ABD vatandaşları için son köpek ölünceye kadar kavga edeceğim” diye haykırışını ve salondaki müthiş coşkuyu hatırlıyorlar. Bay Clinton’un dostları ise, coşkun enerjisiyle bilinen Bill Clinton’un artık olgun bir devlet adamı olarak, konuşurken eskisi gibi bir topluluğu elektriklendiremeyeceğini, fakat onun Bayan Clinton için hala tek başına önemli bir savunma hattı oluşturduğunu söylüyorlar.
DİYET DE ONU SAKİN BİRİSİ YAPMIŞ
“Yaşı, kalp sorunu ve uyguladığı (tamamen sebzeye dayalı) diyeti, Bay Clinton’u tamamen sakin bir insan haline çevirdi” diyor, Demokrat Parti’nin eski eyalet yöneticilerinden birisi.
BİRAZ PEYNİRLİ SANDVİÇ YESE
On iki yıl önce bypass olması ve sadece et değil, süt, peynir, tereyağı gibi diğer hayvansal ürünleri de yememe suretiyle son üç yıldır sıkı bir diyet yapması, sadece ABD’de değil, bütün dünyada doktorların da dilinde. Bill Clinton, yumurta da yemiyor, balık da, tavuk da, yoğurt da. Geçenlerde Mustafa Koç’un ölümü üzerine yazdığı yazıda (ekonomi yazarlarının duayeni olan 81 yaşındaki) Güngör Uras da, bundan bahsetmiş ve Koç’un ölümünden iki gün sonra gittiğin doktorunun da, Clinton’un diyetinden bahsettiğini ve özellikle sten taktıran, by-pass olan bütün kalp hastalarının bu diyete uyarlarsa -yani sadece toprak ürünleri yiyerek ve sebzeleri çok az yağla pişirerek ve şekerden kaçınarak sabredebilirlerse, üç yıl sonra kalp damarlarının (kendiliğinden) açıldığını söylüyordu. Yağsız ve şekersiz beslenme, vücudun eski haline gelmesini sağlıyormuş. Tabi, fazla enerji olmadığından herhalde, hareket biraz yavaşlıyor. İşte Clinton’un bazı dostları bu yüzden: “Ah ara sıra bir peynirli sandviç yiyiverse, bak ne kadar canlı konuşacak” diyorlar. Yine hayat boyu Clinton’un destekçisi olan Mr. Bruno: “Evet eskisi gibi ateşli değil ama (şu andaki) kendine güven havası da(dinleyiciler açısından), önemli.” diyor. “Karizmatik, duygulu ve coşkulu konuşması ile seçmenleri kendine çivilerdi.” diyen, Clinton ailesinin müttefikleri ise şunu ekliyorlar: “Bay Clinton çok dikkatli bir konuşma stratejisi izleyerek, (ve yanlış veya hatalı bir şey söyleyerek) Bayan Clinton’un rakiplerinin ekmeğine yağ sürmek istemiyor.” “Bay Clinton daha çok pozitif bir duruş sergileyerek ve halkın duygularını/isteklerini hissettiğini sezdirerek, Bayan Clinton’un neden başkan olması gerektiğini ön plana çıkarmaya çalışıyor.”
“KÖYLERDE SEÇİM KAMPANYASI”
Cumhuriyetçi Parti yanlısı Washington Post ise, Bill Clinton’un bu çalışmalarını biraz alaycı bir başlıkla: “Bil Clinton Köylerde Seçim Kampanyasında” başlığıyla haberleştirmiş. “Bayan Clinton, (Yahudi) Sanders’in vaatlerinin gerçekçi olmadığını söylüyor” denilen haberde, Sanders de, Clinton için “Durumu ümitsiz, kampanyası da zaten heyecansız” sözünü naklediyor. Iowa’nın Clinton için kâbus olabileceğini belirten Washington Post, çünkü çok iddialı olduğu 2008 başkanlık seçimlerinde, ilk defa burada Obama’ya karşı kaybetmişti. Bunu bildiğinden geçen gün Iowalılara bunu hatırlattı ve “O yıl Iowa’da önseçimi kaybetmiştik. Fakat şunu öğrendim ki kavga esnasında yere düşebiliriz, ama yerde yatıp kalmak yok. Kavgaya odaklanmaya devam.” dedi.
MÜNAFIK HİLLARY CLİNTON
Aktivist yazar Robert Fantina’nın, Bayan Clinton hakkında yazdığı “İki Yüzlülük Sınır Tanımaz” başlıklı yazıya ise önümüzdeki günlerde değineceğiz, inşaAllah.
NEDEN MASON KENT DENİLİYOR
Şehre Mason (City) denilmesinin sebebi, kurucularından birinin çocuğunun ismi Mason (Mason Long) olduğundanmış. Beyazlar gelmeden evvel 344 metre rakımlı bu bölge, Kızılderililerin hayvanlarıyla yaz aylarını geçirdikleri bir yermiş. Şimdi nüfusun % 95’i beyaz, % 2’si Afrika kökenli ve ancak binde ikisi Kızılderili.
GÖZLERİNİN FERİ GİTMİŞ
Altmış dokuz yaşında olan Bill Clinton geçen hafta Las Vegas’ta hanımına destek için konuşmalar yaptı. Fakat gözleri küçülmüş ve sesi de zayıf çıkıyordu. Dinleyenler, konuşmayı anlayabilmek için, dikkatlerini biraz fazlalaştırmak zorunda kaldılar. “Sıkıcı idi” diyor, dinleyenlerden biri: “Yanakları çökmüş, gözlerinin feri gitmiş. Kalabalığı eskisi gibi büyüleyemedi.” Nevadalı bir siyasi yorumcu olan Jon Ralston ise: “Onu defalarca dinledim. Fakat (artık) aynı adam gibi gelmedi, bana. Bir iki istatistik ve bir iki olay aktardı ama eski canlılıkta değildi.” Çarşamba akşamı yarım saat konuştu, Bill Clinton ve son günlerde Demokrat Parti içinde Bayan Clinton’un en önemli rakiplerinden biri haline gelen Yahudi Senatör Sanders’in her yerde “saat başı en az 15 dolar, asgari ücret”i yüksek sesle dillendirmesinden ötürü, “çalışanların bir saatlik en az ücretinin ne kadar olması gerektiği”nden bahsederken, dinleyenlerden esneyen de vardı, cep telefonunu kurcalayan da. Gerçi konuşmanın ortalarına doğru Bill Clinton açıldı ve yine zekâsını konuşturdu ve “Huysuz Cumhuriyetçilerin halka çekici geldiğini kabul” etti. Sonra da Cumhuriyetçi adayların bağırsaklarını çıkardı (darbeler indirerek boşluklarını aldı). Sonra da “Eğlenceli oluyor, ama Cumhuriyetçilerin, sizin nasıl yaşadığınız umurlarında değil” dedi.
İDMAN YAPIYOR HENÜZ
Bill Clinton’u tanıyan başka yorumcular ise, “Bay Clinton için daha henüz hayli derken. Biraz daha zaman alabilir, yarışa ısınması için.” diyorlar. 2008’de yarışa ısındıktan sonra Obama için ateş gibi kurduğu cümleleri hatırlayanlar ve 1992’de başkan adaylığı için New Hampshire’da yaptığı konuşmada salondaki herkesi ağlatması ve “Başkan olursam ekonomik sıkıntı içindeki ABD vatandaşları için son köpek ölünceye kadar kavga edeceğim” diye haykırışını ve salondaki müthiş coşkuyu hatırlıyorlar. Bay Clinton’un dostları ise, coşkun enerjisiyle bilinen Bill Clinton’un artık olgun bir devlet adamı olarak, konuşurken eskisi gibi bir topluluğu elektriklendiremeyeceğini, fakat onun Bayan Clinton için hala tek başına önemli bir savunma hattı oluşturduğunu söylüyorlar.
DİYET DE ONU SAKİN BİRİSİ YAPMIŞ
“Yaşı, kalp sorunu ve uyguladığı (tamamen sebzeye dayalı) diyeti, Bay Clinton’u tamamen sakin bir insan haline çevirdi” diyor, Demokrat Parti’nin eski eyalet yöneticilerinden birisi.
BİRAZ PEYNİRLİ SANDVİÇ YESE
On iki yıl önce bypass olması ve sadece et değil, süt, peynir, tereyağı gibi diğer hayvansal ürünleri de yememe suretiyle son üç yıldır sıkı bir diyet yapması, sadece ABD’de değil, bütün dünyada doktorların da dilinde. Bill Clinton, yumurta da yemiyor, balık da, tavuk da, yoğurt da. Geçenlerde Mustafa Koç’un ölümü üzerine yazdığı yazıda (ekonomi yazarlarının duayeni olan 81 yaşındaki) Güngör Uras da, bundan bahsetmiş ve Koç’un ölümünden iki gün sonra gittiğin doktorunun da, Clinton’un diyetinden bahsettiğini ve özellikle sten taktıran, by-pass olan bütün kalp hastalarının bu diyete uyarlarsa -yani sadece toprak ürünleri yiyerek ve sebzeleri çok az yağla pişirerek ve şekerden kaçınarak sabredebilirlerse, üç yıl sonra kalp damarlarının (kendiliğinden) açıldığını söylüyordu. Yağsız ve şekersiz beslenme, vücudun eski haline gelmesini sağlıyormuş. Tabi, fazla enerji olmadığından herhalde, hareket biraz yavaşlıyor. İşte Clinton’un bazı dostları bu yüzden: “Ah ara sıra bir peynirli sandviç yiyiverse, bak ne kadar canlı konuşacak” diyorlar. Yine hayat boyu Clinton’un destekçisi olan Mr. Bruno: “Evet eskisi gibi ateşli değil ama (şu andaki) kendine güven havası da(dinleyiciler açısından), önemli.” diyor. “Karizmatik, duygulu ve coşkulu konuşması ile seçmenleri kendine çivilerdi.” diyen, Clinton ailesinin müttefikleri ise şunu ekliyorlar: “Bay Clinton çok dikkatli bir konuşma stratejisi izleyerek, (ve yanlış veya hatalı bir şey söyleyerek) Bayan Clinton’un rakiplerinin ekmeğine yağ sürmek istemiyor.” “Bay Clinton daha çok pozitif bir duruş sergileyerek ve halkın duygularını/isteklerini hissettiğini sezdirerek, Bayan Clinton’un neden başkan olması gerektiğini ön plana çıkarmaya çalışıyor.”
“KÖYLERDE SEÇİM KAMPANYASI”
Cumhuriyetçi Parti yanlısı Washington Post ise, Bill Clinton’un bu çalışmalarını biraz alaycı bir başlıkla: “Bil Clinton Köylerde Seçim Kampanyasında” başlığıyla haberleştirmiş. “Bayan Clinton, (Yahudi) Sanders’in vaatlerinin gerçekçi olmadığını söylüyor” denilen haberde, Sanders de, Clinton için “Durumu ümitsiz, kampanyası da zaten heyecansız” sözünü naklediyor. Iowa’nın Clinton için kâbus olabileceğini belirten Washington Post, çünkü çok iddialı olduğu 2008 başkanlık seçimlerinde, ilk defa burada Obama’ya karşı kaybetmişti. Bunu bildiğinden geçen gün Iowalılara bunu hatırlattı ve “O yıl Iowa’da önseçimi kaybetmiştik. Fakat şunu öğrendim ki kavga esnasında yere düşebiliriz, ama yerde yatıp kalmak yok. Kavgaya odaklanmaya devam.” dedi.
MÜNAFIK HİLLARY CLİNTON
Aktivist yazar Robert Fantina’nın, Bayan Clinton hakkında yazdığı “İki Yüzlülük Sınır Tanımaz” başlıklı yazıya ise önümüzdeki günlerde değineceğiz, inşaAllah.
Gözleri küçülmüş, sesi zayıflamış
Reviewed by Habersizim
on
19:41:00
Rating:

Hiç yorum yok: