Tacikistan'da mutlu bir azınlığın haricindeki millet ekmeğe dürbünle bakıyor. İşsizlik had safhada ve bu problemin çözüleceğine dair bir perspektif de yok. Yok ve olamaz, çünkü hükümetin gündeminde yer almıyor bu mesele. Aslında, bir tanesi hariç, hiçbir meselesi yok hükümetin. O yegâne istisnayı İslami hareket teşkil ediyor.
Sovyetler Birliği'nin dağılıp Tacikistan'ın bağımsız bir devlet olmasından kısa bir müddet sonra, Sovyet anlayışını sürdüren 'aşırı laik' (düpedüz İslam düşmanı işte) siyaset baronlarının milisleriyle İslami hareket mensupları arasında şiddetli çatışmalar yaşandı, yıllar yılı kan su gibi aktı ve nihayet akıllar başlara devşirilip iki tarafın beraber yer aldığı bir yönetim tesis edildi. Ne yazık ki Sovyet geleneğinin çocukları "Vahhabiliği", "Selefiliği", Bağdadi Grubu terörünü bahane ederek İslamcıları iktidardan uzaklaştırdılar ve İslami Kalkınma Partisi'ni yasaklayıp üyelerini zindana tıktılar. Buna Alman Radyosu bile "Ne alâka?" diyor; zira İslami Kalkınma Partisi, Bağdadi Grubu gibi terör unsurlarıyla ilişkide olmak şöyle dursun, Tacikistan'daki Bağdadi Grubu elemanlarının 'hesabı görülecek mürtedler listesi'nde yer alıyor; dünyanın en mutedil İslami hareketlerinden biri olduğu ve Bağdadi Grubu'na karşı açıkça tavır aldığı için!
Hukukçular Derneği'nden Gülden Sönmez (aynı zamanda İHH Yönetim Kurulu Üyesi) ve Emine Yıldırım, mütercimleri Zaur Beg'le beraber, işte bu partinin mensuplarıyla dayanışmak için, bütün riskleri göze alarak, Çarşamba günü Tacikistan'a gitti. Diktatörlüğün polisleri onları Cuma günü gözaltına aldı. Şükür ki fazla tutamadılar. Türkiye'den yükselen tepkiler rejime geri adım attırdı, Sönmez ve arkadaşlar ı serbest bırakıldı.
Dün uçakla Duşanbe'den İstanbul'a dönen bu cesur insanlara "Geçmiş olsun" değil, "Gazanız mübarek olsun" diyoruz. Hukukçular Derneği, bu dayanışma hamlesiyle, Tacikistan'ın yalnızlıktan muzdarip mazlum İslamcılarının kalplerine sürur vermiş, onların haksızlıklara dayanma ve direnme azmini kamçılamıştır.
Sovyetler Birliği'nin dağılıp Tacikistan'ın bağımsız bir devlet olmasından kısa bir müddet sonra, Sovyet anlayışını sürdüren 'aşırı laik' (düpedüz İslam düşmanı işte) siyaset baronlarının milisleriyle İslami hareket mensupları arasında şiddetli çatışmalar yaşandı, yıllar yılı kan su gibi aktı ve nihayet akıllar başlara devşirilip iki tarafın beraber yer aldığı bir yönetim tesis edildi. Ne yazık ki Sovyet geleneğinin çocukları "Vahhabiliği", "Selefiliği", Bağdadi Grubu terörünü bahane ederek İslamcıları iktidardan uzaklaştırdılar ve İslami Kalkınma Partisi'ni yasaklayıp üyelerini zindana tıktılar. Buna Alman Radyosu bile "Ne alâka?" diyor; zira İslami Kalkınma Partisi, Bağdadi Grubu gibi terör unsurlarıyla ilişkide olmak şöyle dursun, Tacikistan'daki Bağdadi Grubu elemanlarının 'hesabı görülecek mürtedler listesi'nde yer alıyor; dünyanın en mutedil İslami hareketlerinden biri olduğu ve Bağdadi Grubu'na karşı açıkça tavır aldığı için!
Hukukçular Derneği'nden Gülden Sönmez (aynı zamanda İHH Yönetim Kurulu Üyesi) ve Emine Yıldırım, mütercimleri Zaur Beg'le beraber, işte bu partinin mensuplarıyla dayanışmak için, bütün riskleri göze alarak, Çarşamba günü Tacikistan'a gitti. Diktatörlüğün polisleri onları Cuma günü gözaltına aldı. Şükür ki fazla tutamadılar. Türkiye'den yükselen tepkiler rejime geri adım attırdı, Sönmez ve arkadaşlar ı serbest bırakıldı.
Dün uçakla Duşanbe'den İstanbul'a dönen bu cesur insanlara "Geçmiş olsun" değil, "Gazanız mübarek olsun" diyoruz. Hukukçular Derneği, bu dayanışma hamlesiyle, Tacikistan'ın yalnızlıktan muzdarip mazlum İslamcılarının kalplerine sürur vermiş, onların haksızlıklara dayanma ve direnme azmini kamçılamıştır.
“Geçmiş olsun” değil “Gazanz mübarek olsun”
Reviewed by Habersizim
on
11:30:00
Rating:

Hiç yorum yok: