DSP: Bir oksimoron şahikası - Ahmet Erdem

Oksimoron, müsemma kavramının tam tersi anlamındadır. Zarf ile mazrufun birbirine zıt, en azından birbirleriyle ilintisiz olması anlamını taşır. İktidara gelmek için 12 tane milletvekilini rüşvetle partisine transfer eden Güneş Otel madrabazına (!) dürüst demek gibi. İki bakanı Yüce Divan’da mahkum olan, diğer üçü de de kendi çıkardığı af ile bundan yırtan bir adamın yolsuzluğa bulaşmadığını ileri sürmek gibi.

Demokratik Sol Parti içerdiği her sözcük ile eksiksiz bir oksimorondur. Önce demokrasi sözcüğünden başlayalım. Bu partinin kendi içindeki olmayan, demokrasiyi paranteze alalım. Karı kocanın mutlak seçici olduğu bir parti ‘Emret Bakanım’ dizisinde bile görülmez. Partinin dışa yansıyan demokratik tavrını ise en iyi Merve Kavakçı bize anlatabilir. Halkın seçtiği bir milletvekilinin görevine başlamas ını fiilen engellemek TCK 146’nın kapsamına girer. Halkın seçtiği imam hatipleri kapatmak, bu okullara girişi engellemek, Kuran öğrenimine engel koymak ise zaten kamu vicdanında çoktan mahkum edilmiş, cezasını bulmuştur, ilahi adaleti ise bekliyoruz.

Gelemi sol sözcüğüne. Alman basını – topağı bol olsun – Ecevit’i kendisini solcu zanneden sağcı diye tanımlardı. Bir partinin, sağcı veya solcu olduğunu tamamen objektif kriterlerle belirleyebilirsiniz. Milli Eğitim ve sağlığa ayrılan bütçenin askeri harcamalara oranı yanılmaz sonuçlar verir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin gerçek sol partisi Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. DSP ve hatta CHP ise elitist yapıları ve dayandıkları taban itibarıyla Batılı anlamda klasik sağ partilerdir.

1930’lu yallarda İtalyan faşizminin geliştirdiği korporotizmi Atatürkçülük kılıfı ile Türk icadı diye bize yutturmaya çalışan diktatoryal, tek parti zihniyetine sol sıfatını yakıştırmak sol değerlere ve sol müktesebata hakaret anlarına gelir. Tabii Avrupa’yı kana boğan barışsever Hitler de kendine göre milliyetçi ve demokrat, tabii ki de solcuydu. Hitler’in nasyonal sosyalizmi sosuna bulanm ış İtalyan faşizmine solculuk adı veriliyorsa, ben almayayım. Ayıptır söylemesi: “öskürtüyor!””

Parti meselesini de es geçmeyelim. Parti sosyolojik anlamda bir toplumsal taban gerektirir. Bir cumhuriyet yalanı olarak biz kaynaşmış, bütünleşmiş ve de imtiyazsız bir kitle olduğumuz için bizde asla buna zemin yoktur. Bu anlamda DSP’yi Ecevit çiftini severler derneği olarak hoş görebilirdik.

Ancak yasal anlamda bu parti ayakta tutuluyor. Adeta ölüye suni solunum yaptırır gibi, onun için espri burada da bitmiyor. Aynen domatessiz ketçap veya patatessiz kumpir gibi bir de gene muhteşem zeka Engin Ardıç’ın deyimiyle Ecevitsiz Ecevit Partisi iktidara gelmeye hazırlanıyormuş. Buyursunlar, sahne sizin.
DSP: Bir oksimoron şahikası - Ahmet Erdem DSP: Bir oksimoron şahikası - Ahmet Erdem Reviewed by Habersizim on 10:31:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: