Merkez Bankası Başkanı Başçı, AA’ya verdiği beyanatta iktisat gündemini değerlendirdi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan ı Erdem Başçı, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen 46. "Dünya Ekonomik Forumu"nda (WEF) AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Nasipse bugün yapılacak enflasyon görünümüne ilişkin yılın ilk toplantısı öncesinde, enflasyonla mücadele çalışmalarına değinen Başçı, şöyle konuştu:
"İki tane mesaj vermek gerekiyor. Bir tanesi; enflasyonu düşürmek konusunda kararlıyız. Hükümet de kendi üzerine düşeni yapmak konusunda kararlı. 2016 yılı enflasyonla mücadelenin başlangıç yılı olacak. O daha sonra 2017 ve 2018’de devam edecek ve artık o problemi de çözeceğiz."
Başçı, enflasyonda da hedefe kademeli bir şekilde, önümüzdeki üç yıllık süre içerisinde ulaşılabileceğinin altını çizerek, "Enflasyonu indirirken de ideal bir politika bileşimi uygulayarak büyüme dostu, enflasyon düşürücü bir paketle birlikte ilerlenebilir diye düşünüyoruz. Onun da kademeli olmasında fayda var. Hemen bu sene yüzde 5’e indireceğiz şeklinde değil de 2018’de yüzde 5’e gelecek şekilde, gerçekçi ama kararlı bir duruşla bunu yapabiliriz diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Cari açık sorununa da dikkati çeken Başçı, şunları kaydetti:
"Bir numaralı problem cari açıktı. Onu çözmek 4 yıl sürdü. 4 yıllık zaman zarfında cari açık problemi büyük ölçüde çözülmüş oldu. Büyümeyi de oldukça iyi bir yerde tutarak bunu yapabildik. Bu bir başarıdır. Bugün gelişen ülkeler içinde yüksek büyüme gösteren ülkeler arasında Hindistan’dan sonra ön sırada gelen ülkelerden biri Türkiye. Cari açığı yüzde 4 eşiğinin altında bitirme ihtimali olan bir yıla giriyoruz. Geçtiğimiz sene belki yüzde 10’dan 4,5 civarında bir yere kadar geldi. Bu yıl da yüzde 4’ün bile altında olabilecek.." Başçı, Merkez Bankasının
mevcut duruşuna ilişkin olarak ise "Yaklaşımımız nedir? Türk lirası boyutunda enflasyonist risklere karşı sıkı, döviz likiditesi boyutunda dengeleyici, finansal istikrarı destekleyici şekilde özetleyebiliyoruz. Bunun alt boyutları var. Konuyu çok yakından takip etmeyenler, sadece uzaktan ve tek boyutla bakanlar, bazen hatalı yorumlarda bulunabiliyorlar. Bir kombinasyon ve bileşim olarak hepsi bir arada değerlendirildiğinde, şu anda enflasyonist risklere baktığımızda halihazırda Türkiye’yi iyi bir duruma getirecek bir politika bileşimimiz var" değerlendirmesinde bulundu.
Şu aşamada esnekliğin korunmasına karar verdiklerini vurgulayan Başçı, şunları söyledi:
"Şokların nasıl şekil alacağını görmemiz gerekiyor. Dünyadaki gidişat nasıl bir şekil alacak? Normalleşme sorunsuz bir şekilde gerçekleşebilecek mi? Normalleşme sorunsuz bir şekilde gerçekleşirse o zaman zaten bizim hazırladığımız çok boyutlu politika araçlarına gereksinim azalabilir ve kısa vadeli faizleri artık yüksek frekanslı bir araç olarak kullanmamız gerekmeyebilir. Ayda bir defa toplanıp kısa vadeli faizleri tek bir faizle değiştirmek şeklinde çalışmaya dönebiliriz. Fakat onun için henüz erken. Onun için erken olmasının sebebi de şu anda küresel normalleşme ile ilgili kimsede tam bir güven yok ve oynaklıklar oldukça yüksek. Oynaklıklara karşı bizim de gerekirse gereken günlerde likidite politikasında
sıkılaşmaya giderek oynaklıkları azaltabilme yeteneğimiz var. Bunu daha önce gösterdik. O tür bir esnekliğe ihtiyacımız olabilir. Henüz kullanmadık ama gerekirse bunu kullanabiliyoruz. Likidite politikasında ufak, sembolik bir sıkılaştırma bile bizi eylül-ağustos döneminde gayet güzel korudu.
Çin şokuna karşı Türk lirası diğer ülkelere karşı nispeten daha dayanıklı oldu."
Başçı, döviz kurunun da nispeten diğer ülkelere göre çok daha istikrarlı seyretmesinde fayda olduğunu anlatarak, "Artı, bu beklenti yönetimiyle elimizdeki araçları da gerektiği zaman kullanmak şeklinde bir planla bunu yapabileceğimiz, enflasyonu yüzde 7,5’e kadar getirebileceğimiz anlaşılıyor. Ama bir çabayla" bilgisini paylaştı.
Avrupa ekonomisindeki toparlanmanın Türkiye’ye olası yansımalarına da değinen Başçı, Türkiye'nin Avrupa’ya ihracatının gayet iyi gittiğini, Avrupa'da yüzde 1,5, yüzde 1,6 ya da yüzde 1,7 gibi bir büyümenin, ihracatı avro bazında güçlü bir şekilde artıracağını belirtti.
Başçı, "O da oluyor şu anda. AB’deki toplanma bizim için önemli bir fırsat. Diğer önemli bir fırsat da enerji fiyatlarının nadir görünen bir şekilde düşmesi. Bu, Türkiye’ye çok fayda sağlayan bir konu. Bu da TL’nin değerini destekleyen bir konudur" dedi. Dünya Ekonomik Forumu’nda "4.Sanayi Devrimi"nin ele alındığını aktaran Başçı, "Bir transformasyon oluyor. Onun farkında olmak gerekir. Dünyada çok önemli gelişmeler oluyor. Benim üniversite yıllarımda daha ziyade gelişmeler donanım alanındaydı. Şimdi yazılım alanında çok heyecan verici gelişmeler var. Bunlardan en önemlisi, yapay zeka alanındaki gelişmeler. Burada somut örnekler çıkmaya başladı. Mesela sürücüsü olmayan kamyonlar ABD’de kullanılmaya başlandı.
Bunların her birinin bir yapay zekası var. Pek çok alanda değişik uygulamalar olacak" şeklinde konuştu. Başçı, Türkiye'nin reform gündeminin bu bağlamda son derece önemli olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Hükümetin en son açıkladığı araştırma ve geliştirmeyle ilgili, genç müteşebbislerin desteklenmesiyle ilgili paket tam zamanında oldu aslında. Bu tip işler kilogram başına ihracat değeri son derece yüksek olan işler. Bir yazılım hazırladığınızda onun kilogram başına ihracat değeri artı sonsuz. Türkiye’de bunu yapmaya başlayan gençler var. Bizim en önemli kaynağımız, insan kaynağımız olduğu için bunu kaçırmamamız lazım. 4. Sanayi Devrimi'ne en baştan hemen dahil olmamız gerekir."
4’üncü Sanayi Devrimi’ne çağrı
Reviewed by Habersizim
on
01:24:00
Rating:

Hiç yorum yok: